Erkek Bebek İsimleri

Erkek Bebek İsimleri

Öncelikle TEBRİKLER!!! Erkek babası veya erkek annesi olacaksınız tabi ki bu söz daha çok erkekleri gururlandırır her ne kadar onaylamasak ta çünkü bu gurur tek babanın değil annenin de duygularının zirve yapmasını sağlar. Önemli olan çocuğunuzun sağlıklı ve sıhhatli bir şekilde dünyaya gelmesidir bunun için bizlerde sizler için dua ediyoruz bundan emin olabilirsiniz. Erkek bebeğinize isim arıyorsanız doğru yerdesiniz bunun için alttaki yazımızı okumaya devam edin. İnanıyorum ki sizlere uygun bir isim kesinlikle bulacaksınız.

 

Erkek Bebek Adları

Bu başlık erkek bebek isimleri yerine erkek bebek adları yazan ziyaretçilerimizin bizi bulması için atılmıştır.

Modern Erkek Bebek İsimleri

Modern erkek isimleri; Herhangi bir anlam ve kalıba bağlı olmadan seçilen isimlerdir. Sizler için bu isimlere örnekleri aşağıda sıraladık umarım beğenirsiniz. Türkiye de en çok ve gerçekçi isimleri sadece sitemizde bulabilirsiniz.

Kuranda Geçen Bebek İsimleri

Kuranı kerimde geçen isimleri sizler için bir başlık altında topladık. Allah evladınızın sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini nasip etsin. Bakınız şu sayfalara;

Kuranda geçen erkek isimleri

Kuranda geçen kız isimleri

 

Erkek Bebek İsimleri – Erkek İsimleri – Erkek Adları – Erkek Bebek Adları Alfabetik sıra ile.

 

A

Abakay : Bir Türk boyunun adı
Abay : Sezgi, anlayış, dikkat
Abbas : Sert, çatık kaşlı. Aslan
Abdullah : Allah’ın kulu
Abdülkadir : Her şeye gücü yeten
Acar : Güçlü, gürbüz, dinç, iri yarı, yiğit, atılgan, çalışkan, becerikli, çevik, tez canlı, açıkgöz, zeki
Acaralp : Güçlü, yiğit
Acarbay : Güçlü ve zengin kimse
Acarbey : Güçlü bey
Acarer : Yiğit erkek, yürekli er, gözü pek erkek
Acarkan : Güçlü, gözü pek, atılgan
Acaröz : Özü yiğit, özü güçlü, yiğit kimse, yiğit özlü
Acarsoy : Yiğit soy, güçlü soy, gözü pek soy
Acartürk : Yiğit Türk, gözü pek Türk, güçlü Türk, becerikli Türk, çalışkan Türk
Acatay : Güçlü tay
Acun : Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren
Acunal : Evrenle, dünya ile ilgili, evrensel
Acunalp : Dünya yiğidi
Acuner : Dünya eri, dünya yiğidi
Acunseven : Dünyayı seven, evreni seven
Adal : İyi bir ün kazan, adın yayılsın
Adalan : Adı bilinen, tanınan, iyi ünü olan
Adaş : Adları eş olanlar, aynı adı taşıyanlardan her biri. kardeş, edinilmiş olan. arkadaş
Adın : Ad sözcüğünün tekil ikinci kişi iyelik eki almış hali
Adısönmez : Adı sürekli olarak yaşar, adı sürer gider, kuşaktan kuşağa sürer
Adıvar : Adı yok değil adsız değil, adlandırılmış
Adil : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
Adnan : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
Adsay : 1434’te öldüğü bilinen Moğol hakanlarından biri
Ağa : Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan Varlıklı kimse, eski Türklerde kimi örgütlerin başında bulunanlara verilen san
Ağabay : Ağa ve çok varsıl kimse
Ağan : Geceleri gökte, ara sıra, hızla akıp gittiği görülen ışıklı nokta, göktaşı, akan yıldız
Ağaner : Akan yıldız gibi güzel er, akaner
Ağartan : Işımakta olan sabah, vakti, sabahın erken vakti, tan vakti, Güneş doğmadan önceki vakit
Ağça : Rengi ak gibi olan, oldukça ak tenli
Ağçelik : Çok iyi su verilmiş. çelik, ak çelik
Ağer : Temiz kişi, temiz erkek, ak er
Ağgünlü : Günü aydınlık olan, ak günlü
Ağırtaş : Ağırlığı çok olan taş. ağırbaşlı kimse
Ağış : Su buharının havaya çıkış durumu, yükseliş
Ahmet : Çok övülmüş,methedilmiş
Aka : Büyük, saygıdeğer kimse,ağa
Akabey : Varlıklı kimse, ağa ve bey
Akad : Mezopotamya’da kurulmuş çok eski bir devlet, temiz ad, iyi ad
Akadlı : Adı ak, soyu temiz
Akal : Beyaz ve al
Akalan : Ak alan, ak meydan, beyaz alan
Akalın : Temiz alın, açık alın, ak alın
Akalp : Ak yiğit, ak er, temiz yiğit
Akaltan : Hem beyaz hem al sabah vakti
Akaltın : Beyaz altın, ak altın
Akan : Akıp gitmekte olan
Akanay : Akıp giden Ay
Akaner : Akıp giden yiğit
Akansu : Akıp giden su
Akant : İyi dilekli ant,ak ant, ak yemin
Akanyıldız : Geceleri gökte görülen, hızla akıp giden ışıklı gök cismi
Akar : Akmak eylemini yapar
Akarsel : Akıp giden sel
Akarsu : Dere çay, ırmak gibi akıp giden suların genel adı
Akartuna : Akıp gitmekte olan Tuna, akar durumdaki Türk
Akartürk : Su gibi akıp gider durumdaki Türk akıncı Türk
Akasoy : Ağa soylu, soyunda ağalık bulunan kimse ağa soyu
Akat : bkz. Akad
Akata : Temiz ata, namuslu ata, lekesiz ata
Akatay : Temiz ve herkesçe bilinen kimse
Akay : Parlak ay, aydınlık, ışık Ay, dolunay adam, erkek, Kuzey Türklerinde erkek çocuklarından büyüğe verilen ad, ağa
Akaydın : Temiz ve aydınlık, ak aydınlık
Akba : Sazlık, bataklık, ağba
Akbal : Ak renkte bal, beyaz bal, bir tür tatlı
Akbaran : Ak güç
Akbaş : Tane tutamamış ekin, başağı, bir tür ak buğday. şahinden büyük bir av kuşu
Akbaşak : Ak renkli başak
Akbatu : Temiz ve güçlü
Akbatur : Namuslu ve yiğit
Akbay : Namuslu ve varsıl. Mısır Türk Kölemenlerinden bir kişi
Akbayar : Namuslu, temiz ve yüce
Akbeğ : Namuslu ve varsıl, akbay, ak bey
Akbek : Namuslu ve varsıl, akbay, ak bey, ak beğ
Akbel : Ak, beyaz, ile “bir dağın iki tepesi arasında geçit veren çukurca yer anlamına gelen “bel” sözcüğünden oluşan bir ad
Akbilge : Lekesiz ve bilge, temiz bilge
Akbora : Ak yel, ak fırtına
Akbudak : Ak renkli budak
Akbulut : Beyaz bulut, pamuk bulut
Akcan : Ak yaşam
Akça : Oldukça ak, oldukça beyaz renkli beyazca
Akçakaya : Oldukça ak renkli kaya, beyazca kaya
Akçakıl : Ak renkte küçük taş, akarsu kıyılarındaki ak renkli küçük taş
Akçal : Ak renge yakın, beyaza yakın beyaza çalan
Akçalı : Beyaz çalı, paraya bağlı, para ile ilgili, parası olan zengin
Akçan : Temiz can
Akçasu : Ak su, duru su
Akçay : Duru çay, ak su
Akçayel : Anadolu’nun kimi yerinde kuzeyden, kimi yerinde de kuzey batıdan esen yel
Akçıl : Beyaza yakın, beyazı çok, içinde ak renk bulunan, kırçıl
Akçınar : Bir çınar türü
Akçit : Ak Güneş. aydınlık yüz, ışıklı yüz
Akdağ : Anadolu’nun kimi yerlerindeki dağların adı, ak renkli dağ
Akdal : Beyaz dal
Akdamar : Beyaz damar, akan damar
Akdemir : Döğme demir
Akdeniz : Ülkemizin güneyindeki deniz
Akdik : Ak renkte ve dik
Akdiken : Gövemeriği ya da geyik dikeni de denilen bir bitki alıç
Akdoğan : Kıvrık ve kısa gagalı, yırtıcı bir kuş
Akdoğmuş : Akça pakça doğmuş, beyaz tenli doğmuş
Akdoğu : (Beyaz tenli doğan bebeğe verilir) ak tenli doğan kimse beyaz şafak, ak ışıklı doğu
Akduman : Beyaz duman
Akdur : Ak ve dur, akıp git ve dur, akıp dur, sürekli olarak ak
Akel : Dürüst,güvenilir
Aker : Namuslu yiğit
Akergin : Ak ve olgun
Akersan : Yiğit sanlı
Akersoy : Namuslu ve yiğit soylu
Akgiray : Temiz ve yaraşır
Akgüç : Namuslu ve güçlü
Akgün : Aydınlık gün, mutlu gün
Akgündüz : Aydınlık gündüz
Akgüner : Aydınlık sabah vakti
Akgüngör : Aydınlık, gönençli, dirlik düzenlik içinde bir gün göresin anlamında bir dilek
Akı : Eli açık, yiğit, ağa, kardeş
Akıalp : Eli açık, yiğit, yiğitler yiğidi
Akıman : Eli açık. yiğit, yiğit kimse
Akın : Düşman ülkesine yapılan saldırı
Akınalp : Akın yiğidi
Akıner : Akın yapan yiğit, akıncı yiğit
Akıntan : Tan vakti, tanyeri ağarırken yapılan akın
Akife : Sebatlı, kararlı. İbadet eden
Akipek : Ak renkte ipek
Akkız : Ak tenli kız
Akkor : Işık saçan aklığa varıncaya değin ısıtılmış olan, beyaz kor, beyaz ateş
Akkutlu : İyilik gönenç, uğur getirdiğine inanılan
Akman : Lekesiz, temiz kimse. temiz ak, güzel, ak alımlı
Akmaner : Lekesiz yiğit. ak alımlı kimse
Akmeriç : Ak gibi Meriç duru sulu meriç
Akmut : Lekesiz ve mutlu
Akol : Ak,aydınlık,temiz olasın anlamına gelen bir dilek buyruk
Aköz : Özü ak, temiz
Akpınar : Ak, aydınlık pınar, berrak pınar
Akpolat : Ak çelik. Manas Destanı’nda geçen bir ad
Aksay : Ak renkte yassı tas. boz renkli kayalık yer
Aksel : Beyaz sel
Aksen : Sen aksın, kirlenmemişsin, temizsin
Akses : Ak,aydınlık,temiz ses, namuslu ses
Akseven : Ak rengi seven kimse
Aksevil : Tenli ol ve sevil, akça pakça sevilen kimse
Aksın : Akıp gitsin-ak tenlisin
Aksoy : Temiz soy, lekesiz soy
Aksu : Kayalardan sızan tatlı ve duru su, Anadolu’da birçok akarsu ve yer adı
Aksuna : Ak renkli dişi yaban ördeği
Aksungur : Atmacaya benzeyen bir kuş, akdoğan
Akşın : Teni ve kılları ak renkli kimse
Akşit : Işıklı yüz, aydınlık yüz, güneş, gün yüzlü. kutlu, uğurlu
Aktaç : Gelin tacı
Aktan : Aydınlık sabah vakti. avlu, evin önündeki açıklık
Aktaş : Beyaz taş, kireçtaşı
Aktay : Beyaz tay. Toktamış Han’ın başkomutanı. Kırgızlardan bir boyun atası
Aktekin : Ak şehzade
Akter : Beyaz ter
Aktimur : Dövme demir, akdemir
Aktolga : Ak kargı
Aktuna : Duru tuna, berrak Tuna
Aktün : Aydınlık gece, ışıklı gece
Akün : İyi ad, temiz ad, temiz ün
Akünal : Temiz ün sahibi ol
Akyel : Güneyden esen yel, lodos, (kimi yerde) doğudan esen yel, (kimi yerlerde) kuzeyden esen yel, poyraz
Alaaddin : Din uğruna çalışan
Alanay : Çeken, alan Ay
Alaner : Alan eri, meydan yiğidi
Alangu : Altın geyik
Alanur : Alacalı ışık, ala ışık
Alapınar : Alaca pınar, ala pınar
Alatan : Güneş’in doğuşundan önceki vakit
Alaz : Yanan ve ışık veren nesnelerin türlü biçimlerde de uzanan dili, yalaz, yalım alev
Albeni : Özü gönlü çeken nitelik çekicilik alım, gönül çelen güzellik
Alçın : Al, kırmızı, kırmızıya çalan küçük bir kuş
Aldemir : Demirin kızıl kor hali
Aldoğan : Bir tür doğan
Alev : Yanan nesnelerin ve gazların türlü biçimlerde görünen parlak ve ışıklı dili, alaz, yalaz, yalım
Algan : Ele geçiren, alan. kentleri, ülkeleri ele geçiren
Algın : Sevdalı, tutkun, vurgun, aşık, güçlü, dolgun, keskin, iyi, güzel
Algün : kızıl gün, al renkli Güneş, kızıl Güneş
Alhan : Al renkli prens
Alışık : Al renkli ışık, kırmızı ışık. herhangi birşeye alışmış olan
Ali : Yüce,ulu
Alican : Candan,cana yakın
Alişan : Şanı şerefi en yüksek olan
Alkan : Kızıl kan
Alkım : Yağmur sonu gökte beliren renkli görüntü, gök kuşağı
Alkın : Korkusuz, yiğit, kızıl kın
Alkış : Birini alkışlamak için el çırpma,iyi dilek iyi dua
Alkor : Kıpkırmızı ateş, kızıl köz
Alkun : El gün, herkes
Alp : Yiğitler yiğidiyiğit, kahraman, bahadır, yürekli, babayiğit
Alpagut : Mal mülk sahibi, çiftlik sahibi, kurt seçkin yiğit
Alpağan : Yiğit
Alpar : Yiğit, kahraman, yiğit er, alp er, yiğit kişi
Alparslan : Yiğit arslan, kahraman aslan
Alpartun : Yiğit ve onurlu
Alpas : Kızıl pas, al renkli pas
Alpat : Yiğit al
Alpay : Yiğit Ay, yiğit ve Ay gibi güzel
Alpaydın : Yiğit ve aydınlık, yiğit ve bilgili yiğit ve aydın
Alpçetin : Yiğit ve çetin kişi
Alpdemir : Yiğit ve demir gibi
Alpdoğan : Yiğit ve doğan kuşu gibi, yiğit ve yırtıcı, yiğit doğmuş olan, yiğit doğan
Alper : Yiğit er, yiğit kişi, babayiğit, yiğit erkek
Alperen : Hem din adamı hem komutan olan yiğit.
Alpergin : Yiğit ve ergin, yiğit ve olgun
Alpermiş : Yiğit ve ermiş kişi
Alpertunga : Kaplan gibi yiğit erkek. tarihsel Türk adlarından İran mitolojisinde Afrasiyap’ın Türkçe adı. Yiğitlik simgesi
Alpkan : Yiğit, yiğit kanlı, soyca yiğit olan
Alpkutlu : Yiğit ve uğurlu, uğurlu yiğit
Alpman : Yiğit kimse
Alsaç : Al renkli saç, kızıl saç. al ve saç. al ve ortalığa dağıt
Alsan : Ünlen, san, al tanın
Alsevin : Tanrı seni bize
Alsoy : Soyluluk edin, soy al
Alsü : Yiğit asker, yiğit subay, yiğit er
Altaç : Al renkli taç
Altan : Kızıl tan
Altaner : Kızıl tan eri, kızıl şafak yiğidi. altın renkli şafak
Altay : Altın. yüce dağ, Orta Asya’daki Tanrıdağı, Tiyanşan Dağları. Asya’da bir Türk budunu
Altekin : Biricik yiğit, yiğit prens
Altemur : Kızıl kor durumuna gelmiş demir
Altıdal : Altından yapılmış dal, çok değerli dal
Altıer : Altın gibi değerli kimse
Altınışık : Altın renkli ışık
Altınız : Altın değerinde iz, altınizi
Altınöz : Özü altın gibi olan kimse
Altınsoy : Çok değerli soy, iyi soy
Altıntuğ : Çok değerli tuğ
Altuğ : Yiğit tuğu, yiğitlik simgesi. Al renkli tuğ, kızıl tuğ, kızıl tuğlu
Altuğrul : Yiğit alıcı kuş, yiğit doğan
Altuna : Al renkli Tuna, kızıl Tuna
Altunay : Altından yapılmış Ay, altın Ay
Altunç : Kızıl Tunç
Altuner : Çok değerli kimse, altın yiğit
Altunhan : Çin’de cumhuriyet kuruluncaya değin hanlık yapmış olan ünlü devlet adamı
Altuntaş : Üçüncü Harzem Devleti’ni kuran kişi
Amaç : Ulaşılmak istenilen yüce ülkü, erek
Âmir : İmâr eden.
Ammâr : Bir yeri bakımlı hale getiren.
Andaç : Anmaya yarayan şey, armağan, anılmak için birine verilmiş şey,anı
Andak : Ak ant, temiz yemin. diken
Anıl : Adın hep anılsın. bellek. amaç
Anıl : Sözü edilmek ya da düşünülmek demek olan “anılmak” eyleminin buyurma kipinin ikinci tekil kişisi, “daima anılasın” dileğinide içerir
Ant : Tanrı’yı, kutsal bilinen şeyleri tanık göstererek yapılan onama ya da yansıma, söz verme
Apaydın : Işıklar içinde, çok aydınlık
Aral : Asya’da bir göl, iki şey arasındaki göl ya da deniz. sıra dağlar
Aran : Ova, kuytu yer, sıcak yer, kışlak
Aras : Doğu Anadolu’da bir ırmak. Erzurum’a bağlı bir bucak
Arat : Yürekli kişi, yüreklilik
Arbas : çok güçlü erkek
Arbaş : Mavi gözlü ve sarı saçlı erkek. yaramaz
Arcan : Saf,temiz
Arda : Sonra gelen, öndekinden sonra. yere dikilen nişan değneği. ardıl Meriç Irmağı’nın Edirne yöresinde sağdan aldığı en önemli kolun adı, Arda Çayı
Ardıç : Güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen bir ağaç, dağ servisi, Çamgillerden kokulu bir ot
Ardıl : Arkadan gelen, sonra gelen (ilk ya da birkaç çocuktan sonra doğan), Öncekinden sonra, ardından gelen
Argı : Yorgun, bitkin, zayıf. bir tür yaban armudu
Argün : Temiz,aydınlık gün
Arhan : Temiz han, temiz yönetici, yiğit han
Arı : Katışık olmayan, temiz, çiçeklerden bal yapan, iğnesiyle sokan böcek
Arıbal : Arının yaptığı bal, arı balı, tatlı kimse, hoş kimse, katışıksız, bal, temiz bal, saf bal
Arıbaş : Temiz kimse, çalışkan kimse
Arıca : Temizce arı gibi
Arıcan : Temiz kimse
Arıç : Dirlik. düzenlik. barış
Arıel : Dürüst, temiz kimse, temiz elli, temiz el
Arıer : Temiz er, katışıksız, er, temiz kimse
Arığ : Arı, temiz, saf, katışıksız, arık zayıf
Arık : Eti yağı erimiş, zayıf
Arıkal : Temiz kal
Arıkan : Saf kan, temiz kan, soylu kan
Arıker : Temiz kimse, çelimsiz erkek
Arıkut : Temiz ve kutlu
Arıman : Dürüst ve temiz kişi
Arın : Arı. katışıksız, temiz, kirden uzak
Arın : Temiz arı, saf, katışıksız, tertemiz ol, arılaş
Arınç : Barış, erinç, huzur
Arıpınar : Arı, duru, temiz pınar
Arısal : Arı gibi çalışkan
Arısan : Adı, sanı temiz kimse
Arısoy : Katışıksız soy, temiz soy, soyu temiz kimse
Arısu : Katışıksız, arı duru, temiz su
Arıt : Arınmasını sağla, temiz bir duruma getir, arılaştır
Arıtan : Temiz bir duruma getiren, temizleyen
Arıtaş : Temiz taş
Arıyüz : Temiz yüz, temiz yüzlü
Arif : Anlayışlı,tanınmış,meşhur,bilgi sahibi
Arkadaş : Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kişilerden her biri, dost, kendisine yakınlık ve dostluk duyulan kimse
Arkan : Arı kan, temiz kan, soylu kan
Arkın : Arkada, geride olan, ağır, yavaş, sakin dingin
Arkun : bkz. Arkın
Arkut : Temiz ve uğurlu arı ve kutlu
Armağan : Birine sevindirmek için karşılıksız olarak verilen şey, bağış, ödül
Arman : İstek, amaç, dürüst. temiz insan. Hasret, Özlem
Arol : Arı ol, çalışkan ol
Arpağ : Büyü sihir
Arpak : bkz. Arpağ
Arsal : arı gibi, kumral
Arsen : Kurtuluş
Arslan : Aslan. Yırtıcı, güçlü, yiğit
Arsoy : Arı soy
Arsu : Arı su
Artaç : Arı taç
Artam : İyilikçilik, doğruluk, yiğitlik gibi övgüye değer niteliklerin genel adı, erdem
Artuk : Artmış olan, artan, kalan, üstün. ünlü Selçuklu emiri
Artun : Kendine güvenen, onurlu, ağırbaşlı
Artunç : Arı tunç, katışıksız tunç
Aru : Arı, katışıksız temiz
Arukan : Soylu kan, temiz kan, arı kan
Arun : bkz. Arın
Aryüz : Temiz yüz, arı yüz, temiz yüzlü
Arzık : Dine çok bağlı kimse, uysal, iyi huylu
Asal : Bir şeyde öğe olan, temel
Asıl : Başlıca, başta gelen, bir şeyin kendisi, başkası değil. kök, köken. gerçeklik
Asım : Günahtan, haramdan çekinen. İffetli
Aslan : yırtıcı ve güçlü orman hayvanı. yürekli, yiğit, güçlü kimse
Aslaner : Yiğit erkek, yiğit kimse, aslan gibi kimse
Aşan : Öte yana geçip giden, yüksek bir yerin, ötesine geçen
Aşar : Aşıp gider, öte yana geçer
Aşkın : Çok, fazla, üstün
Aşkın : Aşmış, ileri, üstün, seçkin.
Aşkıner : Üstün er, üstün kimse
Aşkun : bkz. Aşkın
Ata : Baba, dede, dedelerden her biri, soyun büyüğü
Atabay : Saygıdeğer ve varsıl kimse. Selçuklular döneminde bir unvan. atabey
Atabek : Şehzade eğitmeni. Devlet yetkilisi
Atabey : bkz. Atabek
Atacan : Hoşgörüsü olan kimse, babacan
Ataç : Atalardan sürüp gelen
Atadan : Atalardan sürüp gelen, ataç
Ataeli : Ata yurdu, ataların doğup büyüdüğü, yaşadığı yer
Atahan : Büyük yönetici, ata durumundaki han
Atak : Atılgan yiğit, yürekli
Atakan : Atalardan gelen kan
Ataker : Atılgan yiğit, atılgan ve yiğit
Atakol : Atılgan ol
Atakul : Ataya kul, ataya kul olan, ata kulu
Atalay : Tanınmış, ünlü.
Ataman : Ata, ata kişi, başkan bağbuğ
Atamer : Benim atam er kişidir, yiğit atam
Ataol : Gelecek kuşaklara baba, ata olasın
Atasagun : Hekimlerin babası, atası
Atasay : Atayı say, ataya saygı göster
Atasev : Atayı, ataları, babayı sev
Ataseven : Atasını, babasını seven
Atasever : Atalarını seven kimse
Atasevin : Atalarınla sevin
Atasoy : Ataların soyundan gelen
Atasütü : Asker babası, asker atası
Atâullah : Allah’ın hediyesi, ihsanı, lütfu.
Atay : Herkesçe tanınan, tanınmış kişi, ünlü kişi
Ateş : Odun, kömür, ot gibi maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın birlikte belirlemesi, tutuşmuş olan nesne
Atıf : Şefkatli,sevecen. Bağlayan. Meyleden
Atıfet : Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever
Atılay : Ay gibi güzel ve atılgan
Atılgan : Güçlüklerden ve tehlikelerden yılmayarak daima ileriye atılan, Girişken, tez canlı
Atım : Atılan bir şeyin gidebildiği uzaklık
Atınç : Sevinç “övünç” gibi sözcükler örnekleşerek “atmak” eyleminden yapılmış bir sözcük
Atik : Çok hızlı davranan, çevik
Atike : Özgür. Soylu. Güzel, genç kız
Atilla : Savaşçı, fatih. Büyük, ünlü
Atlan : Ata bin, at sahibi ol
Atlı : Atı olan. iyi bir adı bulunan, ünlü, tanınmış, adlı
Atlığ : bkz. Atlı
Atlıhan : Ünlü han, atı olan, Oğuz Han’ınm atası Attila hunların büyük imparatoru
Avar : VII. Yüzyıl sonuna değin Orta Avrupa’da güçlü bir devlet olarak Yaşayan bir Türk boyu
Avşar : İşi hemen yapan.
Avunç : İnsanı avutan, teselli eden şey
Ayalp : Ay gibi güzel ve yiğit
Ayas : Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, ayaz
Ayasun : Ay’a takdim et, Ay’a sun buyruğu
Ayaşan : Ay’a şan olsun anlamına
Ayata : Eski Türklerin inanışına göre gökyüzünün ikinci katında oturan tanrı, Ay tanrısı
Ayataç : Ay’a taç olan kimse
Ayaydın : Çok aydınlık, Ay gibi aydınlık, ay ışığı
Ayaz : Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, bulutsuz ve Ay ışıklı gecede Çıkan soğuk
Aybar : İnsanda saygı uyandıran görünüş, görkem
Aybars : Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı
Aybay : Ay kadar güzel ve zengin
Aybek : Hindistan’da saltanat süren Raziye Hatun’un ünlü komutanı, daha sonraki adı Kutluğ Han
Ayben : Ben Ay gibi güzelim anlamında
Aybeniz : Yüzü gibi güzel olan, Ayyüzlü
Ayberk : Ay kadar güzel olan
Aybey : Ay gibi doğan erkek, bey
Aybora : Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı. Ay ve fırtına
Ayca : Yüzü Ay gibi aydınlık ve güzel olan
Aycan : Ay gibi kimse. Ay ve can
Ayçetin : Ay kadar güzel ve çetin
Aydar : Manas Destanı’nda adı geçen bir kahraman, perçem
Aydemir : Doğramacı keseri, Ay biçiminde bir balta
Aydeniz : Ay ile denizsin
Aydenk : Ay gibi güzel, güzelliği Ay’a denk olan
Aydın : Okumuş, bilgili görgülü ve aydınlık kimse. ışıklı, parlak. kutlu, uğurlu, aydınlık. Ay ışığı bulunan gece. 5. Ege Bölgesi’nde bir il
Aydınalp : Aydınlık ve yiğit
Aydınay : Her yeri aydınlatan Ay, aydınlık Ay, parlak Ay
Aydıner : Aydınlık yüzlü kimse
Aydıntan : Işıklı sabah vakti, aydınlık sabah vakti
Aydinç : Güçlü, dinç Ay
Aydoğan : Gökteki Ay gibi doğmuş olan
Aydoğdu : Ay gibi doğmuş olan, Ay gibi doğan
Aydoğmuş : Ay gibi doğmuş. ay kadar güzel olan
Aydolun : Ay’ın yer yuvarlağına dönük yüzünün tümüyle aydınlık olması evresi, aydınlık ay, dolunay
Aydüz : Ay gibi güzel ve kırışıksız
Ayfer : Ay ışığı
Aygen : Gönül arkadaşı
Aygen : Gönül arkadaşı, sevgili
Aygıray : Kırım hanlarından, “Giray” Kırım hanlarına verilen bir ünvandı. Yiğit ve yaraşır
Aygönül : Ay gibi güzel ve sevgi dolu
Aygören : Ay’ın doğduğunu gören. aylı gecede doğan
Aygün : Ay ile Güneş
Aygün : Ay ile Güneş. Ay ve Güneş kadar güzel
Ayhan : Oğuzları oluşturan sağ kol ve Oğuz Han’ın oğlu
Ayık : Anlayışlı, uyanık, açıkgöz, zeki
Aykaç : Güzel söz söyleyen, ozan
Aykan : Kanı parlak ve canlı.
Aykaş : Ay gibi güzel kaş, Ay gibi güzel kaşlı, Ay’ın ilk günlerindeki biçimine benzeyen kaş
Aykul : Ay gibi kutlu, ay kadar uğurlu
Aykut : Armağan, mükafat, ödül.
Aykutalp : Ay kadar kutlu ve yiğit
Aykutlu : Ay gibi güzel ve uğurlu, uğurlu Ay
Aylan : Açıklık, alan, tarla. sulamakta kullanılan kuyu
Ayman : Ay gibi güzel kimse
Aypar : Görkem, saygı uyandıran görünüş, aybar
Aypars : Ay gibi güzel ve pars gibi yırtıcı bkz. Aybars
Aypolat : Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam
Ayral : kural dışı, tutulmuş
Aysal : Ay’la ilgili, Ay özelliği taşıyan
Aysan : Ay gibi güzel san
Aysevil : Ay gibi güzel ve sevilen
Aysın : Ay gibisin, Ay kadar güzelsin
Aysoy : Ay gibi güzel soy, Ay soylu
Aysun : Sunmaktan “sun” buyruğu ile Ay’dan oluşmuş bir ad, Ay’ı sun
Aysuna : Ay ve suna gibi kimse
Aysungur : Ay gibi güzel, sungur, gibi. akdoğan gibi avlayıcı kimse
Ayşan : Şanı Ay gibi parlak olan, görkemli, parlak
Ayşıl : Ay ışığı
Ayşin : Ay gibi güzel
Aytaç : Ay tacı, ay’a taç olan
Aytalın : Ay gibi güzel ve altın gibi değerli
Aytan : Ay ile tan, Ay ışıklı sabah vakti
Aytar : Olanları bildiren, haber veren
Aytek : Gökteki Ay gibi biricik, eşsiz
Aytekin : Selçuklu dönemi adlarından. ay prensi. Ay gibi güzel ve biricik
Aytemur : Ay gibi güzel ve demir gibi sağlam
Aytimur : Horasan’da 1344 yıllarında hüküm süren bir Türk hanı
Aytok : Ay gibi güzel ve tok
Aytolun : Ay’ın on dördü, ay’ın dolunay durumu, dolunay
Aytop : Yuvarlak ay. nur topu gibi
Aytun : Ay ve tun, Ay ve Gece
Aytuna : gökteki ay ile Tuna Irmağın’dan oluşmuş bir ad
Aytunca : Ay gibi güzel ve Tunca Irmağı gibi görkemli
Aytunç : Ay gibi güzel ve tunç gibi sağlam
Aytürk : Ay gibi güzel ve Türk gibi güçlü
Ayün : Ay gibi parlak san
Ayvaz : Koca, eş.
Ayverdi : Ay’ın verdiği kimse
Ayyıldız : Ay ve yıldız gibi ışıl ışıl
Ayyüce : Yücelerdeki Ay
Ayzıt : Türk söylencebiliminde güzellik tanrıçası, ödüllendirici tanrıça
Aziz : Sevgili. Az bulunur. Muhterem
Azmi : Kararlılık. Güçlü,kuvvetli
Azrak : Çok az bulunur, değerli

B
Babacan : Cana yakın, güvenilir, anlayışlı.
Babür : Türkistan’da yaşayan bir tür kaplan, Büyük Moğol Devleti’ni kuran hükümdarın adı
Badak : Ufak tefek, ufak yapılı
Badakalp : Ufak tefek yiğit
Bagatur : Yiğit, kahraman, batur, alp, bahadır
Bagış : Bağışlanmış olan şey, (mecaz olarak) Tanrı’nın bağışladığı kimse
Bağatur : bkz. Bagatur
Bağdaç : Bağdaşan, uyuşan dost
Bağlan : Deste, tutam, demet. kızıl renkli bir tür yaban kazı. “bağlanmak”tan buyruk
Baha : Değer, kıymet, zariflik, üstünlük.
Bahadır : Cesur,yiğit
Bahadır : Yiğit, cesur, kahraman.
Bahattin : Dinin değerlisi,güzelliği
Bahri : Denizle ilgili, Denizci
Bahtiyar : Talihli. Mutlu
Balaca : Bala. ufacık, küçücük, küçük ve güzel
Balamir : M.Ö. 475 yıllarında Don Irmağı’nı geçerek Rusya’yı alan, Tuna kıyılarına dek dayanan bir Türk hükümdarı
Balatekin : Küçümen ve biricik, küçük şehzade
Balı : Türk erenlerinden birinin adı
Balım : Benim balım, bal gibi tatlım
Balkı : Şimşek, ışık, parlayış, çok güzel
Balkır : Işıl ışıl parıldar, ışık saçar
Balsarı : Bal renginde olan, bal sarısı
Baltaş : Balı gibi tatlı taş gibi sağlam, sert
Bangu : Çığlık, tiz, ses, yüksek ses, bağırtı. yankı
Barak : Çok akıllı kimse, Sarı Saltık’ın müritlerinden Barak Baba’nın Adından. vaktiyle Gaziantep yöresinde yerleşmiş olan bir aşiretin adı
Baran : Yağmur mevsimi-durağanlığı harekete çeviren etken, direnci kıran ya da Direnç doğuran özellik, güç, ulu, yüksek
Baranalp : Güçlü yiğit
Baransel : Güçle ilgili, güçlü sel
Barbaros : Kızıl sakal
Barçın : Süslü ipekli kumaş
Barın : Güç, baran. Moğol döneminde Orta Asyada’ki büyük Türk boylarından birinin adı
Barış : Savaştan yada bir dargınlıktan sonra iki yanın uzlaşması
Barışkan : Barışsever, barış düşkünü
Barışta : Barış zamanı doğmuş olan
Barkan : Çölde oluşan küçük kum kitlesi
Barkın : Görmek, gezmek ereğiyle yolculuklar yapan kimse, gezgin
Barlas : İyi savaşan, savaşçı yiğit
Bars : Kaplan benzeri yırtıcı hayvan
Bartu : En eski Türk hanlarından birinin adı
Bartunç : Güçlü tunç
Baskan : Düşmanı alt etme, yengi
Baskın : Beklenmedik bir zamanda yapılan saldırı, sıcak sisi, sağlıklı üstün
Basri : Görme ile ilgili
Başağa : Ağaların başı, kıdemli
Başak : Ekinlerin, taneleri taşıyan kılçıklı başı
Başar : İstenilen biçimde bitir başarıya ulaş anlamında bir buyruk dilek
Başaran : Yapacağı işte başarıya ulaşan, işi gereken biçimde bitiren Ereğine ulaşan
Başarı : Başarmak eylemiyle ortaya konulan iş, başarılan iş
Başat : Hepsinden üstün, benzerlerinden üstün, gemen, en başta gelen
Başay : İlk ay
Başdoğan : İlk doğan
Başeğmez : Güçlü, baş eğmeyen, yenilmez
Başer : Başta gelen
Başgöze : Akarsuyun çıktığı yer
Başhan : Hanların başı
Başkal : Her zaman baş kalasın
Başkan : Baş olan kimse, bir topluluğun başı, önder
Başkut : Uğurlu kimse
Başman : İleri gelen, sözü geçen kimse, bir topluluğun ileri gelen başı
Başol : Yöneten bir kimse ol
Batı : Güneşin battığı yön
Batıbek : Batı beyi
Batıhan : Batı’nın hükümdarı, hanı
Batıray : Ay gibi yiğit
Batırhan : Yiğit han
Battal : Kahraman, cesur, çok büyük.
Batu : Güçlü, kudretli.
Batuğ : Güçlü, yiğit, alp. güneşin battığı yön, batı
Batuğhan : Güçlü han, yiğit. yönetici
Batuhan : Güçlü han, yiğit. yönetici
Batuk : Güçlü, alp, yiğit. güneşin battığı yön
Batur : kahraman, yiğit
Baturalp : Yiğitler yiğidi
Baturay : Hem yiğit hem Ay gibi olan
Bayar : Ulu, yüce
Baybars : Eskiden Türklerin besledikleri bir tür küçük kaplan, çok zengin ve kaplan gibi yiğit Türk Memluk İmparatorluğu’nun dördüncü sultanının adı
Baycan : Zengin
Baydar : İlhanlı Devleti komutanlarından
Baydoğan : Çok zengin doğmuş olan kimse, varsıl doğan
Baydu : Hülagü’nun torunu, İlhanlı hükümdarı
Bayduhan : Kutluk Devleti şehzadelerinden
Baydur : Zengin ve ölümsüz olan
Bayduralp : Zengin ve ölümsüz yiğit
Baygüç : Zengin ve güçlü
Bayhan : Zengin ve güçlü
Bayır : Bir tepenin eğilimli yeri, yokuş
Baykal : Yaban kısrağı. Sibirya’da bir göl
Baykam : Sağaltman, sağlığa kavuşturan kimse
Baykan : Soylu kimse, zengin ve soylu
Baykara : Doğan türünden yırtıcı bir kuş
Baykurt : Malı mülkü çok olan kurt, zengin ve kurt gibi olan
Baykutay : Zengin, kutlu ve Ay gibi güzel kimse
Bayman : Zengin kimse
Bayram : Neşe ve sevinçli gün. Dini veya milli gün
Bayrav : Çok yeğin, şiddetli
Bayrı : Çok eskiden bu yana var olan, Gazne hükümdarı Alptekin’in yerine geçen kimsenin adı
Bayruk : Eskimiş
Baysal : Soylu, ünlü. Kavgası dövüşü olmayan ortamın hali, dirlik düzenlik bolluk durumu
Baysan : Varlıklı ve ünlü
Baysu : Varlıklı ve su gibi değerli
Baysungur : Şahin türünden yırtıcı bir kuş, Timur’un torunu
Baytaş : Bir beye hizmet eden kimse
Baytekin : Zengin ve biricik, varlıklı şehzade
Baytok : Zengin ve gönlü tok. bir kırgız oymağının kurucusunun adı
Baytüzün : Varlıklı ve adaletli
Bayülken : Eski türk inanışına göre göğün on altıncı katında oturan barış
Bedir : Dolunay. Ayın on dördü gibi güzel.
Bedirhan : İleri görüşlü lider
Bediz : Açık, belli, görünen. süs, bezek
Bedri : İçi altın dolu kese
Behcet : Sevinç, güler yüzlü, şirin.
Behçet : Sevinç. Güler yüzlülük,şirinlik
Behlül : Çok gülen, hayır sahibi, cömert.
Behnan : İyi huylu, güler yüzlü, herkesçe sevilen.
Behram : Merih yıldızı.
Behzat : Soyu güzel, doğuştan asil.
Bekem : sağlam. dayanıklı kırmızı boya ağacı
Beken : Gücü olan, güçlü
Bekir : Yeni doğmuş, bakir
Bektaş : Akran, eş.
Benan : Beni an, beni unutma
Berk : Sağam, kuvvetli. Katı, sert
Berkan : Şakıyan, parıldayan.
Berkant : Bozulmaz yemin
Berkay : Ay gibi güçlü
Berke : Zerdali, kayısı. kamçı, değnek
Berkin : Güçlü, sağlam.
Berksun : Sağlam sun
Beşer : İnsan.
Beşir : Müjdeleyen. Güler yüzlü.
Betigül : Yüzü gül, gül yüzlü
Betül : Ayrı kök salmış fidan. Hz.Meryem’in lakabı. Bakire
Beyhan : Boy gibi küçük bir toplumun ya da küçük bir devletin başkanı. Uygurların ünlü hanlarından birinin adı. İçindekini, aklındakini açıkça söyleyen
Bezek : Süs, takı
Bezen : Bezek, çok göze çarpan süs
Bilal : Su.
Bilgay : Bilgili ve Ay gibi güzel
Bilge : Derin bilgi sahibi
Bilgehan : Çok bilgili devlet başkanı, bilge devlet başkanı. Göktürk imparatorlarından birinin adı
Bilgen : Bilen, bilgili
Bilger : Bilen, bilgili, bilgen
Bilgi : Bir iş ya da konuyla ilgili olarak bilinen şey
Bilgin : Her hangi bir konuda derin bilgisi olan kimse
Bilin : Herkesçe tanın, bilmek işine konu ol
Billur : Parlak şeffaf taş, kristal
Bilsev : Bilerek sev
Binay : Bin tane ay
Birant : Tek yemin. Özelliği olan yemin
Biray : Ay gibi tek, eşsiz
Bircan : Tek, eşsiz
Birdal : Bir tek dal, bir tek dal gibi olan
Birol : Tek, bir ol
Bişr : Güler yüzlü.
Boğaç : Bir Dede korkut kahramanı
Bora : Şiddetli rüzgar
Boran : Şiddetli rüzgar ve şiddetli yağmur
Bozcin : Buğu, soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış su buharı
Buğra : Erkek deve, hindi, aslan.
Bulca : Bulunmuş bir biçimde
Buluş : herkesin kolay düşünemeyeceği yaratıcılık, bulma biçimi
Burak : Peygamber efendimizin Mirac da bindiği at.
Burçak : Taneleri hayvan yemi olarak kullanılan, mercimeğe benzeyen bir bitki
Burhan : Delil, sağlam delil, hakkı bâtıldan ayıran.
Bülent : Yüksek, yüce, uzun.
Bünyamin : Yakup Peygamberin en küçük oğlu

C
Cabbar : Kuvvet,kudret sahibi, Becerikli
Câbir : Cebreden, zorlayan, galip gelen.
Cafer : Çay, dere, küçük akarsu.
Cahit : Çaba gösteren,çalışkan
Calp : Güçlü
Can : Yaşam, ruh. güç, dirlik, birey, kişi insanın kendi varlığı. sevgili
Canal : Can alıcı, (mecaz olarak) yiğit ol, canlar yak
Canal : Güzelliğinle canlar yak
Canalp : Özünde yiğitlik, güç olan
Canber : Sert kişi, sağlam kişi, canı sağlam
Canberk : Güçlü, sağlam
Candan : Özden, içten, içtenlikli, yürekten, gönülden
Candar : Silahlı asker.
Candaş : Dost, yoldaş
Candemir : Özü demir gibi sağlam
Candoğan : Cana doğan
Canel : İçten, candan uzatılan dostluk eli
Caner : İçten, sevimli
Cangür : Yaşam dolu, canlı
Canhanım : Cana yakın hanımefendi
Canib : Yan, taraf, yön.
Cankat : Mutluluk getiren, cana can katan
Cankut : Sevimli, cana yakın ve kutlu, uğurlu
Canöz : Kişinin kendi öz canı, öz can
Canpolat : Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimse
Cansen : Yaşam sensin, can sensin””
Cansın : Tatlısın, sevgilisin
Cansu : Yaşam veren su, can suyu
Cansun : Yaşam sun, canlılık ver
Cansunar : Yaşam verir,diriltir
Cansunay : yaşam sun ve Ay gibi güzel ol
Cantekin : Tek, eşsiz can
Cârullah : Allah’a yakın olan, Allah dostu.
Cavit : Sonsuz, ebedi
Caymaz : Sözünden dönmez, verdiği sözü tutar, vazgeçmez
Celal : Büyüklük, yücelik, Öfke, kıgınlık
Celâl : Azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi.
Celasun : Gürbüz, yiğit, bahadır, genç yiğit
Celayir : Moğolların kollarından
Celil : Büyük, yüce
Cem : Hükümdar, Toplanma,bir araya gelme
Cemal : Güzel yüz
Cemalettin : Dinin güzelliği
Cemil : Güzel yakışıklı erkek, İyilikle anma
Cemre : Ateş. Bahardan önce havaya, suya, toprağa düştüğüne inanılan sıcaklık
Cenap : Şeref, onur
Cengiz : Güçlü, gözü pek
Cengizhan : Moğol İmparatorluğunu kuran hükümdar
Cenk : Savaş
Cevahir : Mücevher,değerli süs taşı
Cevat : Cömert , eli açık
Cevdet : Olgunluk, büyüklük, Kusursuzluk
Ceyhan : Çukurova’da bir ırmak ve adını bu ırmaktan alan bir ilçe
Ceyhun : Orta Asya’da bir ırmak. Cennet’in 4 nehrinden biri
Cihad : Din uğrunda düşmanla ve nefsi ile savaşan.
Cihan : Evren, alem
Cihangir : Cihanın büyük bir bölümünü ele geçiren.
Cihanşah : Dünyanın padişahı.
Cihat : Din uğruna savaşan
Cindoruk : Bir dağın en yüksek noktası, doruğu
Civan : Genç, taze, delikanlı.
Coşar : Taşarak kabına sığmaz, coşkun
Coşku : Heyecan ve hayranlık uyandıran durum
Coşkun : Heyecanlı, kabına sığmayan
Coşkunay : Sel gibi coşan ve Ay gibi güzel olan
Coşkuner : Kabına sığmayan kimse, coşkun yiğit, coşkun erkek
Coşkunsu : Taşmış olan akarsu
Cömert : Pinti olmayan, eli açık, gönlü yüce
Cumhur : Halk, topluluk
Cübeyr : Küçük kahraman, küçük yiğit.
Cüneyt : Küçük asker, askercik.

Ç
Çaba : Bir işte iyi bir sonuca ulaşmak için harcanan güç
Çağ : Belirli bir özelliği göz önünde tutularak ele alınan zaman bölümü
Çağa : Küçük çocuk, yavru, küçük kuş yavrusu
Çağacan : Yeni bir çağ başlatan kimse, çağ açan
Çağacar : Yeni bir çağ başlatan kimse, çağ açan
Çağakan : Çağ, yani zaman gibi akan
Çağan : Mutlu gün, bayram
Çağatay : Cengiz Han’ın oğlu
Çağdaş : Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşır
Çağıl : Çağ ile ilgili, çakıl
Çağıltı : Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı tatlı ses
Çağın : Çağda olan, çağa uyan, çağa uygun, çağın olan
Çağlar : Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akar
Çağlar : Çaplama sesi çıkaran, çağlayan
Çağlasın : Çağıltılarla akıp gitsin, çağıltılarla dökülsün
Çağlayan : Akar suyun, yüksekten çağıltılarla, köpürerek döküldüğü yer
Çağman : Çağdaş kimse, çağın insanı
Çağrı : Birinin bir yere gelmesini isteme
Çağrıbey : Selçuklu Devleti’nin kurucularından
Çaka : Savaş baltası
Çakar : Parlayan, ışık veren
Çakın : Şimşek, parıltı
Çakır : Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimse
Çakırbey : Alpaslan’ın babasının adı
Çakırer : Çakır kuşuna benzeyen kimse, ela gözlü kimse
Çakmur : Eli sıkı kimse
Çalışkan : İşten yılmayıp çok çalışan
Çamer : Çam ağacı gibi güzel ve yiğit
Çanga : İyi bir soydan gelen, soylu
Çapar : Durmadan koşan yiğit, atlı ulak
Çapın : Çok hızlı koşabilen
Çavlan : Bir akar suyun yüksekten köpürerek döküldüğü yer, çağlayan
Çavlı : tanınmış, ünlü, Selçukluların devlet adamlarından birkaçının adı
Çelebi : Efendi, görgülü ve ince insan.
Çelgin : Yaralı av hayvanı
Çelik : Su verilip sertleştirilen demir, polat
Çelikel : Eli çelik gibi olan, çelik elli
Çeliker : Çelik gibi sağlam kimse
Çelikkan : Sağlam kan, Özü çelik gibi sağlam olan kimse, çelik özlü
Çepni : Yürekli, yiğit, Oğuzlar’ın bir boyunun adı
Çeri : Asker, yeniçeri
Çetin : İstenilen yola getirilmesi, elde edilmesi zor, güç olan, kolay olmayan, sert, sarp
Çetinalp : Zorlu ve yiğit, sert yiğit
Çetinel : Zorlu el, güçlü el
Çetiner : Sağlam ve güçlü kimse, çetin kimse
Çetinkaya : Sağlam kaya, kaya gibi çetin
Çetinöz : Özü çetin kimse, çetin özlü
Çetinsoy : Kolayca yenilmeyen soy
Çevik : Kolaylıkla, çabuklukla davranan, hareketleri hızlı, canlı
Çeviker : Hızlı yiğit
Çeviköz : Özü çevik olan, çevik kimse
Çevren : Gökyüzünün yerle birleşmiş gibi olduğu yer, göz erimi, ufuk
Çığ : Dağlarda, bir yerden koparak yuvarlandıkça büyüyen kar yığını
Çığıl : Başa takılan altın
Çığır : Çığın açtığı yol, keçi yolu, (mecaz olarak) başkalarının da uyabileceği yeni yol
Çınar : Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç
Çınay : Gerçek Ay
Çınla : Çın çın diye ses verir
Çıray : İnsan yüzü
Çogaş : Isı ve ışık kaynağı olan gök cismi, Güneş
Çokan : Dağın en yüce yeri doruk
Çoker : Çok yiğit
Çolpan : Güneş battıktan sonra doğan, parlak ışıklı bir yıldız

D
Dağaşan : Dağları aşıp giden, engel tanımayan
Dağhan : Oğuz Han’ın oğlu, eski Türk inanışına göre doğa tanrılarından
Dağlı : Dağlık yerleşim yerlerinde yaşayan kimse
Dağtekin : Dağ gibi ve biricik, dağ gibi şehzade, dağ prensi
Dâhi : Üstün zekalı, son derece zeki, anlayışlı.
Dâi : Dua eden, duacı, hak dine çağıran.
Dalan : Dal gibi olan, dal gibi ince yapılı
Dalay : Deniz, dal gibi ince Ay gibi güzel
Dalayer : Deniz yiğidi, dal gibi ince ve ay gibi güzel kimse
Dalbaşar : Saldır ve başarıya ulaş
Dalince : Dal gibi ince yapılı, narin, ince dal
Dalsar : Saldır ve sar, saldır ve kuşat
Daniş : Bilgi, bilme, biliş, ilim.
Danişmend : Bilgili, âlim.
Darcan : Sıkıntılı, sabırsız kimse, serçe büyüklüğünde boz renkli kuş
Dardoğan : Zamanını beklemeden doğan, sabırsız doğan
Dâver : Doğru ve insaflı olan, âdil hükümdar.
Davut : Güzel sesiyle tanınan peygamber
Dayanç : Katlanma gücü, dayanma gücü, dayanış
Değer : Bir şeyin ya da bir kimsenin taşıdığı yüksek nitelikler
Demir : Yer altından çıkarılan, türlü işte kullanılan dayanıklı bir maden, bu Madenden yapılmış olan
Demiralp : Demir gibi sağlam yiğit
Demiray : Demir gibi sağlam ve Ay gibi güzel
Demirbilek : Sağlam bilekli, güçlü kimse
Demirbüken : Demiri bükebilecek denli yiğit kimse
Demircan : Demir gibi sağlam kimse
Demirdelen : Demiri delebilecek güçte olan
Demirel : Güçlü el
Demirgüç : Sağlam ve güçlü kimse
Demirhan : (Yakut Türklerinden olan Sular) arasında tanrı sayılan ve dağ Başlarında oturduğuna inanılan kutsal ruhlardan biri
Demirkan : Sağlam ve güçlü kan
Demirkaya : Demir ve kaya gibi sağlam kimse
Demirkıran : Güçlü kimse, babayiğit
Demirok : Sağlam ok, demirden yapılmış ok
Demirol : Demir gibi güçlü ol
Demiröz : Özü demir gibi sağlam olan
Demirtaş : Demir ve taş gibi kimse, güçlü kimse, demir gülle
Demirter : Demir gibi sağlam kimse, güçlü kimse
Demirtiken : Demir gibi sağlam biricik olan, demir şehzade
Demirtuğ : Demirden yapılmış sorguç
Demirtürk : Demir gibi Türk
Demiryürek : Yürekli, yiğit, korkusuz, güçlü kimse
Dengiz : Deniz
Dengizer : Denizci, deniz eri, deniz adamı
Deniz : Yeryüzünün büyük bölümünü kaplayan çok geniş ve tuzlu su
Denizalp : Denizler yiğidi
Denizer : Denizci, deniz eri, deniz adamı
Denizhan : Ünlü Oğuz Destanı’na göre, Oğuz Han’ın altı çocuğundan En küçüğü, eski Türklerin inanışına göre doğa tanrılarından biri
Denizman : Denizci, deniz adamı
Deniztekin : Deniz şehzadesi
Denker : Uygur er
Denktaş : Yük yüklemeye yarayan, taş, denk
Deren : Tırmık da denilen bir tarım aracı, ekini biçip toplayan, derleyen
Derin : Dibi, yüzeyinden yada ağzından uzak olan, derinliği olan. Çok içten gelen ve içe işleyen
Derviş : Allah için alçak gönüllüğü kabul eden.
Derya : Deniz, Engin bilgili, Çok
Destan : Kahramanlık olaylarını anlatan edebi tür. Şarkı. Kuş cıvıltısı
Devin : Hareket. “hareket et, hareketli ol”
Devlet : Bütün Ulus
Devran : Talih, kader
Devrim : Kısa zaman içinde, olumlu yönde önemli niteliksel değişmelere yol açan devinim
Devrim : Olumlu yönde değişiklik yaratan hareket
Devrimer : devrimci, devrim yapan kimse, devrimin yiğidi
Dicle : Kaynağı kuzeydoğu Anadolu’da bulunan, ülkelerimizden sonra Irak topraklarından geçerek denize dökülen büyük ırmak
Diclehan : Dicle Irmağı’nın ve eski Türklerde kağana bağlı küçük devlet başkanı demek olan “han” sözcüğünün oluşturduğu birleşik sözcük
Dikalp : Dik başlı yiğit
Dikçam : Eğik olmayan çam
Dikdal : Eğik olmayan dal
Diker : Başı dik kimse, dik başlı yiğit
Dikmen : Koni biçiminde sivri tepe, dağların en yüksek yeri, doruk, yayla. dik yerdeki orman, Dikilerek oluşturulan ağaçlık. çam ve başka ağaçların gövdeleri
Diktaş : Eğik olmayan taş
Dilaver : Yiğit, yürekli, erkek.
Dilek : İstenilen şey, dilenen şey, istek
Diler : Dileyen, isteyen
Dilercan : dileyen can, dileyen kimse
Dilhan : İçten, gönülden söyleyen.
Dilmen : Güzel konuşan
Dincel : Dinç bir duruma gel, dinçleş, dinç el güçlü el
Dinç : Sağlık durumu iyi, güçlü, gücü yerinde, canlı
Dinçalp : Güçlü yiğit, güçlü ve yiğit
Dinçay : Güçlü, gücü ve sağlığı yerinde olan anlamına gelen “dinç” sözcüğü ile dünyamızın uydusu Ay’dan oluşan bir ad
Dinçel : Güçlü el, güçlü kimse
Dinçer : Güçlü er, güçlü kimse
Dinçerk : Güçlü kuvvetli kişi
Dinçkal : Herzaman sağlıklı ve güçlü kal
Dinçkaya : Güçlü kaya, kaya gibi sağlam güçlü
Dinçmen : Sağlam, güçlü, kimse, güçlü erkek
Dinçok : Sağlam ok, güçlü ok
Dinçol : Gücü kuvveti yerinde biri ol, güçlü ol
Dinçöz : Dinç kimse, dinç özlü, güçlü kimse
Dinçsan : Dinç ve ünlü
Dinçtaş : Güçlü taş
Dinçtürk : Sağlıklı, sağlam Türk, güçlü Türk
Diren : Karşı koy, dayan harmanda sapları yaymaya yarayan, uzun çatallı, ağaçtan yapılmış bir tarım aracı
Direnç : Karşı koyan güç, dayanan güç
Dirican : Sağlıklı güçlü kimse
Diril : “Dirilmek”ten buyruk. el dokuması bez
Dirisoy : Güçlü soy, canlı soy
Dirlik : Düzen içinde mutlu yaşam, mutluluk, sevinç, iyi geçinme, erinç
Doğa : Kendiliğinden var olan, canlı, ve cansız nesnelerden oluşan, Kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümü, tabiat
Doğal : Olağan olarak ortaya çıkmış olan, doğaya uygun, yapay Olmayan, yapmacıksız
Doğan : Küçük kuşlarla beslenen, ava alıştırılarak kuş avında kullanılan, Akdoğan, çakırdoğan, aladoğan gibi türleri olan bir kuş, şahin
Doğan : Atılgan ve yiğit.
Doğanalp : şahin ve yiğit, yiğit kimse
Doğanay : Doğmuş olan Ay, yeni doğan Ay (genellikle ayın birkaç günü içinde doğan çocuklara verilir)
Doğaner : Şahin gibi kimse, şahin gibi yiğit
Doğangün : Doğmakta olan, doğan güneş
Doğantan : Şafakta doğan için tan gibi doğmuş olan yeni tan
Doğar : Doğmazlık etmez
Doğay : Ay gibi doğ, Ay olarak doğ. doğa, tabiat
Doğruer : Yalan söylemeyen, haksızlık yapmayan kimse, içi dışı bir kimse
Doğrul : Herhangi bir yöne doğru yönlen, toparlan, dik duruma gel doğru ol
Doğruol : Eğrilikten kaçın, haksızlık etme, içi dışı bir ol
Doğruöz : İçi dışı bir kimse, özü doğru
Doğu : Güneş’in doğduğu yönden
Doğuer : Doğu yiğidi
Doğuhan : Doğunun hükümdarı
Doğukan : Doğulu, doğu soyundan
Doğuş : Yaradılış
Dolun : Dolgun, dolarak biçimi yuvarlaklaşmış, ayın on dördü
Dolunay : Yuvarlaklaşmış ay, dolgunlaşmış Ay, Ay’ın on dördü Çok güzel kimse Ay gibi kimse
Dora : Doruk
Doruk : En yüksek yer, zirve, Üstün başarı
Dorukhan : Zirvenin hükümdarı
Doruktekin : Yüce ve biricik, yüce şehzade
Dost : Sevilen ve güvenilen yakın arkadaş, gönül deş
Dönmez : İnandığını yapar, tuttuğu yolda gider, caymaz, vazgeçmez
Dönmezer : İnandığını yapan kimse, inandığı yolda giden kimse, sözünde duran yiğit
Duran : Ölmeyen, yaşayan, kalan, gitmeyen, devinmeyen
Duraner : Duran yiğit
Durcan : Sen cansın, sevgilisin ve yaşamalısın anlamında, çocuğu yaşamayan Ailelerin koyduğu bir ad
Durgun : Hareketli olmayan, sakin
Durguner : Sakin kimse
Durhan : Turhan
Duru : Bulanık olmayan, temiz berrak
Durualp : Temiz ve yiğit kimse
Durugül : Arı duru ve gül gibi güzel
Durukal : Temiz kal, berrak kal
Durukan : Temiz kan, saf kan
Durusan : Adı sanı temiz kimse
Durusel : Bulanık olmayan sel, berrak sel
Durusoy : Temiz soylu, saf kanlı
Durusu : Bulanık olmayan, dalgasız, pırıl pırıl ve dibi görünen su, temiz su
Durutekin : Temiz ve biricik pırıl pırıl ve bir tane olan kimse temiz şehzade
Duygu : İyi ve güzel şeyleri sevebilme, onları duyumsayabilme yeteneği, Anımsanacak duyuş, gönğlden uyanan yankı ya da tepki, duyumsama
Duygun : Duygulanabilen, içli, duyarlı, duygulu
Duysal : İçli, duyarlı, çabuk duygulanabilen,duygulu, duygu ile ilgili, Duygusal
Dülger : Marangoz.
Dündar : Artçı asker, birliği koruyan asker

E
Ecebay : Varlıklı ve ulu kişi
Ecehan : Hanların başı.
Ecer : Güzel, yeni, acar
Ecevit : Afacan, ele avuca sığmaz, çok yaramaz
Ecmel : En güzel, en yakışıklı.
Ecvet : En cömert, varını yoğunu dağıtan. En iyi olan.
Ede : Ata, büyük kardeş, ağabey.
Edgüalp : İyi ve yiğit, iyi yiğit
Edgüer : İyi kimse iyi er, iyi yiğit
Edhem : Kara donlu, yağız at.
Edip : Terbiyeli,edepli, Edebiyatla uğraşan
Edis : Değerli, ulu yüce, yüksek
Ediz : Yüksek yer, Ulu,yüce
Efe : Ağabey, Yiğit,cesur, Kabadayı
Efekan : Yiğit bir soydan gelen
Efgan : Ağlayıp inleme, feryat
Efken : Atıcı, yıkıcı.
Eflah : Tamamıyle kurtulan, en çok talihe kavuşan.
Ege : Bir çocuğu koruyan,ona bakan, Büyük ulu
Egemen : Hakim , hüküm süren
Eğilmez : Hiçbir şey karşısında eğilmeyen, boyun eğmeyen
Ejder : Büyük yılan, Hiddetli acımasız
Eke : Usta, bilgili, deneyli, yetişkin, 5. açıkgöz, zeki
Ekemen : Açıkgöz kimse, zeki kimse, bilgili, görgülü, deneyli kimse, eke
Eken : Toprağa tohum atan serpen
Ekener : Toprağa tohum serpen kimse
Ekim : Toprağa tohum ekme işi, ekmek eylemi ve biçimi (Ekim ayında doğan çocuk için)
Ekin : Tahılın tohum olarak tarlaya atıldığı andan başlayarak harman Oluncaya değin aldığı duruma verilen ad
Ekiner : Tarımla uğraşan kimse
Ekmel : En olgun, mükemmel.
Ekrem : Çok cömert, iyiliksever, keremi lütfu çok olan.
Elbek : İl beyi, ellerin beyi
Elbir : Uzlaştırıcı, ara bulucu, bir işi birlikte yapan
Elçin(Elçim) : Deste, demet. Ağustos böceği. Bilmece, bulmaca
Eldem : Uysal, uyumlu, içten
Elgin : Evinden ocağından uzak düşmüş kimse, gurbete çıkmış kimse, Gurbetçi, elsever
Elvan : Renkli, renk renk.
Emced : Çok şerefli, ve haysiyet sahibi.
Emek : Bir işin yapılmasında harcanan kafa ya da beden gücü, uzun Ve özenli çalışma, çaba harcama
Emet : Bolluk getiren, bolluk, bereket
Emin : Korkusuz, Güvende olan, Güvenen
Emir : Bir kavmin başı, Peygamber soyundan, Kumandan, buyruk,komut
Emirhan : Emirlerin başı, hükümdarı
Emrah : Bir halk ozanımız
Emre : Aşık, dost, abi. Beylerbeyi.
Emrullah : Allah’ın emri
Enç : Güvenilir kimse, erinçli kişi
Ender : Çok az, nadir bulunan
Ener : En yiğit, en kahraman
Enes : İnsan.
Engin : Uçsuz bucaksız, Yüksekte olmayan yer
Enginalp : Engin yiğit
Enginay : Aşağılara doğru inmiş Ay, engine inmiş Ay
Enginer : Engin yiğit, engin er, engin kimse
Enginiz : İnmiş iz
Enginsoy : Geniş soy
Enginsu : Ucu bucağı görünmeyen su, açık deniz
Engiz : Ağaç filizi
Engür : Hepsinden gür olan
Enis : Dost, arkadaş
Enise : Dost, arkadaş, sevgili
Enmutlu : Mutluluklar içinde en mutlu olan
Enver : Çok nurlu, çok ışıklı, çok parlak, çok güzel.
Er : Erkek, yiğit, kahraman, yürekli, yetenekli, rütbesiz asker
Eracar : Güçlü er gürbüz kimse
Erakalın : Alnı açık yiğit, ak alınlı kimse
Erakıncı : Akıncı yiğit, akıncı asker
Eralkan : Al kanlı yiğit
Eralp : Yiğit erkek, yiğit kimse, yiğitler yiğidi
Eraltay : Altay dağlarından gelmiş yiğit
Eran : Yiğit diye anılacak kişi, anmakta geç kalma
Eranıl : Yiğit olarak anılasın
Eray : İlk ay
Eraydın : Aydın yiğit aydınlık yiğit
Erbaşat : Egemen olan yiğit
Erbatur : Cesur, yiğitler yiğidi, er yiğit, bahadır
Erbay : Yiğit ve zengin kimse
Erbil : Bir zamanlar Hakkari’de egemen olmuş Erbil atabeylerinin adı
Erbilek : Yiğit bilekli, bükülmez bilekli
Erbilen : Bilgili, yiğit, bilen er
Erbilir : Bilen kimse, bilgili ve yiğit
Erbuğ : Yiğitler başı, komutan
Erbuğa : Boğa gibi yiğit kimse, yiğit boğa
Ercan : Canlı, sağlıklı
Ercümend : Muhterem, şerefli, itibarlı.
Ercüment : İtibarlı, haysiyetli, değerli
Erçelik : Çelik gibi yiğit, çelik er
Erçetin : Sağlam yiğit çetin er, güç er, zorlu er
Erçevik : Canlı, hareketli yiğit
Erda : bkz. Erdağ
Erdağ : Dağ gibi er, dağ gibi yiğit
Erdal : Tek erkek
Erdem : Namus, fazilet, Hüner, Ruhsal yetkinlik
Erdemalp : Erdemli yiğit
Erdemay : Erdemli ve Ay kadar güzel
Erdemer : Erdemli yiğit
Erdemir : Demir gibi yiğit, güçlü yiğit
Erdemli : İyilikçi, alçak gönüllü, doğru, kendisinde erdem bulunan
Erden : El değmemiş, kız
Erdenalp : El değmemiş yiğit
Erdenay : Yeni Ay, el değmemiş Ay
Erdener : El değmemiş yiğit
Erdeniz : El değmemiş iz, yeni iz, yiğit deniz
Erdi : Ulaştı, yetişti, olgunlaştı, büyüdü, başakları olgunlaşmış ekin
Erdik : Ulaştık, yetiştik, kavuştuk, eriştik
Erdinç : Dinç yiğit
Erdoğ : Erken doğ, yiğit doğ
Erdoğan : Erken doğmuş olan, er olarak, yiğit olarak doğmuş olan, Doğuştan er
Erdoğdu : Yiğit olarak doğdu, erken doğdu
Erdöl : Erkek çocuk
Erdölek : Ağırbaşlı, yiğit, uslu yiğit
Erdur : Yiğit kal
Erduran : Duran, yaşayan yiğit
Erduru : Katışıksız er, duru er
Erek : Ulaşılmak istenen, ardından koşulan şey, amaç, erişilmek İstenen sonuç
Ereken : Vaktinden önce eken, erken eken
Erel : Yiğit el
Erem : Olurunu bildirme işi, onaşma, pelin
Eren : Kendini Tanrı’ya adamış, Tanrı’ya ulaşmış, ermiş, ulaşan, yetişen
Erenalp : Ermiş yiğit
Erenay : Yetişip gelen Ay
Erencan : Ermiş kimse, ermiş can
Erendaç : Başkasından anı kalmış yiğit
Erendız : Jüpiter
Erenel : Ermiş el, yiğit el
Erener : Ermiş yiğit
Erengüç : Ermiş ve güçlü kimse
Erengül : Ermiş, yetişmiş, açmış gül
Erenöz : Özü ermiş kimse
Erensoy : Ermiş soy, yiğit soy
Erentürk : Tanrı’ya ermiş Türk,eren Türk, yiğit Türk
Erenuluğ : Ermiş ve ulu kimse
Erer : Erşir, yiğit er, yiğit erkek
Erez : Buğday ve arpa tarlalarında yetişen delice otu da denilen bir bitki
Ergener : Henüz evlenmemiş evlenecek çağa girmiş yiğit
Ergi : İyi, güzel istenilen bir şeye erme durumu, erişme, ulaşma
Ergican : İstenilen iyi ve güzel şeye erişmiş kimse, erişilmiş can Kendisine kavuşulmuş can
Ergil : Er ile ilgili
Ergim : Eriştiğim, ulaştığım, benim olan ergi
Ergin : Olmuş, yetişmiş, olgunlaşmış. haklarını kullanabilecek yaşa gelmiş, büyümüş
Erginalp : Yetişkin yiğit
Erginay : Yetişmiş, olgunlaşmış, Ay gibi olmuş, olgunlaşmış, olmuş Ay
Erginbay : Erişmiş, yetişmiş, olgunlaşmış ve zengin
Ergincan : Olgunlaşmış kimse
Erginer : Yetişmiş, olgunlaşmış er
Erginsoy : Ergin bir hale gelmiş soy
Ergökmen : Gök yüzlü ve sarışın erkek
Ergör : Erken gör
Ergüç : Güçlü er, erkek ve güçlü
Ergüder : Başka erleri güdecek denli yiğit
Ergül : Erken açmış gül. erken gülesin, erken mutlu olasın. erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü
Ergüleç : Güler yüzlü kimse, güleç yiğit
Ergülen : Gülen er, mutlu kimse
Ergün : Sert başlı, oynak ve hızlı giden at.
Ergüneş : Erken doğan güneş
Ergüvenç : Güvenç olan kimse, güvenilir er
Erhan : Yiğit hakan.
Erışık : Yiğit ışık
Eriker : Ermiş ve yiğit, yetişkin yiğit
Erim : Bir şeyin erişebileceği uzaklık, muştu,iyi bir şeye işaret olan durum, sevgi
Erimer : Sevilen kimse, muştu olan er
Erinç : Mutluluk içinde yaşama, dirlik
Erinçer : Mutluluk içinde yaşayan kimse, dirlik düzenlik içinde yaşayan erkek
Eriş : Erme biçimi, ereğine ulaş, isteğin yerine gelsin
Eriz : Yiğidiz, erkeğiz, er izi, er yolu
Erizgi : Akıllı kimse, zeki erkek
Erk : Yaptırma gücü, güç sözü geçerlilik
Erkal : Yiğit kal
Erkam : Rakamlar, isimler.
Erkan : Esaslar, direkler, reisler.
Erke : İşe çevrilebilen güç
Erkel : Güçle ilgili, güçsel
Erker : Güçlü erkek, güç sahibi kimse
Erkınay : çalışkan kimse
Erkış : Erken gelen kış
Erkin : Bağımsız hareket eden.
Erkinay : Özgür Ay, özgürce dolaşan Ay
Erkiner : İstediği gibi davranabilen erkek, özgür kimse, özgür yiğit
Erkmen : Güçlü kimse, güçlü erkek, sözü geçen kimse
Erkoç : Yiğit koç, koç gibi erkek
Erkoçak : Eli açık erkek, cömert kimse, yiğit er, koçak er
Erkol : Güçlü ol, güç sahibi ol, yiğit ol
Erksal : Güç Sal, güç gönder
Erksan : Güç sahibi ün, güçlü ad
Erksoy : Güçlü soy
Erksun : Güç ver güç sun
Erktin : Güçlü ruh
Erkul : Yiğit kul, yiğit kimse
Erkunt : Sağlam er, dayanıklı er
Erkurt : Yiğit kurt
Erkutay : Yiğit, uğurlu ve Ay gibi kimse
Erkutlu : Uğurlu yiğit, kutlu yiğit
Erlaçin : Sarp er, yalçın kaya gibi erkek, şahin gibi erkek
Erman : Arzusu, isteği olan.
Ermutlu : Mutluluk içinde yaşayan er
Eroğan : Yiğit barış tanrısı, güçlü er
Eroğul : Yiğit oğul
Eroğuz : İyi ve doğru erkek, iyi erkek arkadaş, tosun gibi erkek Gürbüz erkek
Erol : Yiğit ol, erkek ol, er ol
Erolan : Yiğit olan, erkek olan, er olan
Erozan : Yiğit ve şair kimse yiğit şair
Eröz : Özü yiğit, yiğit özlü, yiğit kimse
Ersal : Erkenden gönder, erken salıver
Ersan : Yiğit ünlü, er sanlı
Ersay : Yiğit olarak saygı göster
Ersayın : Saygıdeğer yiğit, saygı gösterilmesi gereken kimse
Ersel : Yiğit sel
Ersen : Sen ersin, sen yiğitsin
Ersev : Erkek ol ve sev, erken sev
Erseven : Erken seven kimse, yiğit kimse
Ersezen : Vaktinden önce sezen kimse
Ersezer : Erken sezer, vaktinden önce sezer
Ersin : Yiğitsin “erkeksin” erişsin, ulaşsın, gelişsin, yetişsin, olgunlaşsın
Erson : Son yiğit, son erkek anlamında, ailenin sonuncu erkek çocuğuna verilen ad
Ersoy : Erkek soy, yiğit soy
Ersöz : Yiğit sözü
Ersun : Erken sun, vaktinden önce sun
Ersungur : Yiğit ve doğan gibi yırtıcı
Ersü : Yiğit asker, yiğit subay
Erşan : Yiğit, ünlü, yiğit şanlı
Erşen : Şen, yiğit, şen erkek
Ertaç : Erkeklerin baş tacı olmuş güzel
Ertan : Güneş’in doğma zamanından az önce, şafaktan önce
Ertana : XIV. Yüzyılda Orta Anadolu’da kendi adını taşıyan bir beylik kuran kimse
Ertaş : Yiğit ve taş gibi sağlam kimse
Ertay : Yiğit tay
Erte : Sonraki, gün, şafak sökme zamanı, herhangi bir işteki ilk başarı
Ertek : Yiğit, ve tek er
Ertekin : Yiğit ve tek, yiğit ve biricik, biricik yiğit, yiğit prens
Erten : Erkek tenli
Erthem : bkz. Erdem
Ertöz : Yiğit ve cevherli kimse
Ertuğ : Sorguçlu yiğit, tuğlu yiğit
Ertuğrul : Doğru ve yiğit kimse, Selçuklular’ın uç beyi ve Osmanlı İmparatoluğu’nun kurucusu Osman Gazi’nin babası
Ertuna : Yiğit Tuna Irmağı
Ertunca : Yiğit Tunca ırmağı
Ertuncay : Yiğit ve tunçtan yapılmış Ay
Ertunç : Tunçtan yapılmış, sağlam, yiğit erkek
Ertunga : Erkek kaplan, Uygur yazıtlarında adı geçen kişi, Alpertunga olarak da bilinir
Ertün : Akşamın ilk saatleri, gecenin başlangıç saatleri
Ertürk : Yiğit Türk, erkek Türk
Ertüz : Yiğit ve adaletli
Ertüzün : Düzgün er, yiğit ve düzgün kimse
Erülgen : Ulu yiğit, yüce yiğit, metin yiğit
Erün : Yiğit diye tanınan, ünlü yiğit
Erünal : Yiğit olarak tanın, yiğit olarak ün al
Erüstün : Üstün yiğit
Eryalçın : Çıplak, yalçın kaya gibi yiğit kimse
Eryaman : Her bakımdan alışılmışın üstünde olan yiğit
Eryavuz : Çok sert yiğit, yavuz erkek
Eryılmaz : Hiçbir şeyden korkusu olmayan yiğit, gözü korkusuz yiğit
Eryiğit : Yiğit erkek
Esat : Çok uğurlu ve mutlu.
Esed : Aslan, Gazanfer, cesur.
Esendemir : Sağlıklı ve demir gibi
Esener : Sağlıklı yiğit
Esentürk : Sağlıklı Türk
Eser : Esme işini yapar, rüzgarlanır. ürünü değerli, önemli şey, yapıt. İz
Esim : Esme işi, rüzgarın esişi, esinti
Esin : tatlı tatlı esen sabah yeli, içe doğan güzel şey
Esiner : sabah yeli gibi talı ve yiğit kimse -esin veren kimse
Eskin : Yel, sert esen yel
Eskinalp : Sert esen yel gibi yiğit
Esmen : Esen yel gibi kimse
Eşref : En çok şerefli, itibarı en çok yüksek olan.
Etem : Kusursuz, noksansız.
Eti : Anadolu’da milattan önce 1900-1200 yılları arasında egemen olan, Büyük uygarlık kuran Orta Asyalı bir ulus, Hitit
Etiz : Yüce, yüksek, değerli
Evcimen : Evi yaşanacak bir yuva yapan, evine ve ev işlerine çok bağlı, Evi çekip çeviren, evine düşkün
Evgin : Telaşlı, aceleci
Evin : Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, çok taneli başak. Burçak başağı. ürün, tanelenmiş ürün. töz, cevher, öz
Evran : Baht, büyük yılan.
Evre : Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların Her biri, alınan yol aşama
Evren : Var olan her şey, bütün varlıkların oluşturduğu bütün, kainat, dünya
Evren : Var olan şeylerin tümü. Felek, cihan
Evrensel : Dünya ölçüsünde olan
Evrim : Kendiliğinden oluşan değişim, dönüşüm
Eylem : Bir değişiklik doğurabilecek etkili davranış, yapılan iş
Eymen : Daha uğurlu, çok talihli, hayırlı. Sağ taraftaki.
Eyüp : Tövbe eden, hatalarına pişman olan.
Ezdi : Ezmek eylemini yaptı, ezip geçti, yendi
Ezgi : Kulağa hoş gelen ve belli bir kurala göre oluşturulan Sesler dizisi, melodi
Ezgü : İyi (kimse), iyilikçi
Ezgütekin : İyi şehzade
Ezrak : Mavi, gök renkli. Su gibi saf ve temiz olan.

F
Fadıl : Faziletli, ahlaklı, Fazıl
Fahir : İftihar edilecek, övülecek
Fahreddin : Dinin büyüğü, dinde övülmeye layık.
Fahrettin : Diniyle övünen
Fahri : Şeref ve itibar için yapılan iş
Faik : Üstün, yüksek
Falih : Başarı kazanan, isteğine ulaşan
Faris : Yiğit, mert, binici, at yetiştiricisi.
Faruk : Hak ile bâtılı ayıran.
Fasih : Güzel, düzgün ve açık konuşan.
Fatih : Fetheden, Hüküm veren, İstanbul u fetheden Osmanlı hükümdarı.
Faysal : Kesin hüküm vereni. Keskin kılıç.
Fazıl : Faziletli, ahlaklı
Fazilet : Kişiyi ahlaklı ve iyi davranmaya yönelten manevi kuvvet. İyilik, ahlak
Fazlı : İyilik, fazilet, erdem, lütuf.
Fazlullah : Allahü teâlânın lütfu. Üstün ve değerli
Feda : Kurban olma, gözden çıkarma.
Fedai : Canını esirgemeyen, can vermeye hazır.
Fehim : Anlayışlı, zeki
Feramuş : Hatırdan çıkan, unutulan.
Feramuz : Şanlı, şerefli, ün kazanmış.
Feray : Aydınlık, parlak ay
Ferda : Yarın. Ahiret, öbür dünya
Ferdi : Kişiye özgü
Ferhan : Sevinçli, neşeli, ferahlı, şen, memnun.
Ferhat : Güçlükleri yenip bir yeri ele geçiren
Ferid : Eşsiz, tek, benzeri olmayan
Feridun : Tek, eşi ve benzeri olmayan, kıymetli cevher.
Feridüddin : Dinin en üstünü.
Ferit : Avcı kuş
Ferkan : Güçlü, saygın soydan gelen
Ferman : Emir. Padişahların tarafından verilen emir.
Ferruh : Uğurlu, mübarek, yüzü nurlu, aydın.
Fethi : Fetih ile ilgili
Fettah : Fetheden, her türlü müşkülleri kolaylaştıran.
Fevzi : Kurtuluşla,zaferle ilgili, Galip üstün gelen
Feyman : Ahlaki olgunluk
Feyyaz : Faydalı, verimli, bereketli
Feyzullah : Allah’ın bilimi, bereketi
Feza : Uzay, evrenin genişliği
Fırat : Tatlı su, Türkiye’nin en uzun akarsuyu
Fidan : Yeni yetişen ağaç
Fikret : Fikir, düşünce. Amaç, niyet
Fikri : Düşünceyle ilgili
Fuat : Kalp, gönül
Furkan : İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren.
Fuzuli : Fazla, anlamsız, yersiz.

G
Galip : Üstün gelen, kazanan
Gani : Zengin, varlıklı, Bol
Gazanfer : Aslan, Yiğit, yürekli
Gazi : Savaştan sağ dönen.
Gediz : Su birikintisi, gölcük, Ege’de bir akarsu
Gencal : Genç, taze
Gencalp : Genç yiğit, kahraman
Gencay : Hilal
Gencer : Genç yiğit
Genç : Yaşı ilerlememiş olan, yaşlı olmayan, canlı, dinç
Gençalp : Genç yiğit
Gençay : Ay’ın ilk günlerindeki durumu, ayça, yeni doğmuş Ay, hilal
Genççay : Yeni doğan Ay, ilk ay
Gençer : Delikanlı, genç yiğit
Gençkal : Hiç yaşlanma, her zaman genç kal
Gençsoy : Yaşlı olmayan soydan, dinç kimse, genç soylu, soylu genç
Geray : Açık maviye yakın, gök rengindeki Ay
Gerçeker : Aslına uygun nitelikler taşıyan yiğit, gerçek yiğit
Gevheri : Pırlanta gibi temiz insan.
Gezgin : Yeni yerler görmek ereğiyle geziye çıkan kimse
Gıyas : Yardım eden.
Giray : Kırım hanı.
Giray : Kudretli, kuvvetli, Kırım hanlarının ünvanı
Girgin : Kolay yakınlık kuran, sokulgan kimse
Gizay : Gizemli Ay, saklı Ay
Gizer : Giz gibi saklanan yiğit
Gizmen : Giz saklayan kimse, sırdaş
Göğem : Yapraklanmış ekin. yeşile bakan mor. bir tür yabanıl erik
Göğen : Gök, mavi, yeşillik
Göğüş : Sarı saçlı ve mavi gözlü kimse, gökmen
Gökalp : Mavi gözlü yiğit, Göklerin yiğidi
Gökay : Gökteki Ay, gök ve Ay, mavi renkli Ay
Gökay : Mavi ay, gökyüzündeki ay
Gökbaran : Gökteki güç, gök gücü
Gökbay : Gök yüzlü ve zengin kimse
Gökbel : Yeşil bir dağın geçit veren yeri
Gökbelen : yeşil tepe
Gökben : Gökle ilgili, uzay
Gökben : Mavi renkli benek
Gökberk : Mavi gözlü ve sert
Gökbey : Mavi gözlü bey
Gökcan : Mavi gözlü dost, candan kişi
Gökçe : Göğe ait, semavi. Mavi, mavimsi. Güzel
Gökçe : Güzel, gösterişli, Yiğit, cesur, Mavi gözlü
Gökçeer : Mavi gözlü yiğit, sevimli yiğit
Gökçel : Gök ile ilgili, gök rengini andıran
Gökçem : Mavi gözlüm
Gökçen : Mavi gözlü
Gökçener : Mavi gözlü yiğit
Gökçer : Mavi gözlü yiğit, mavi gökçe
Gökçin : Maviye yakın kül rengi. mavi kır
Gökdal : Yeşil dal,taze dal
Gökdeniz : Mavi deniz
Göker : Gökyüzünün yiğidi, gök yüzlü erkek, mavi gözlü kimse
Gökhan : Eski Türklerde gök tanrısı, Göklerin hakimi
Gökmen : Sarışın, mavi gözlü
Gökmenalp : Mavi gözlü ve sarışın yiğit
Gökmener : Mavi gözlü ve sarışın erkek, mavi gözlü sarışın yiğit
Göknur : Gökteki ışık
Göksagun : Mavi gözlü hekim
Göksekin : Gökyüzü senindir” anlamında”
Göksel : Gökle, gökyüzüyle ilgili
Gökselen : Ses, gürültü. haber, bilgi
Göksen : Sen gök yüzüsün, göksün
Gökseven : Mavi seven, gökyüzünü seven
Göksever : Mavi sever, göğü sever, gökyüzünü sever
Göksu : Mavi su. akarsulara verilen ad
Göksun : Kahramanmaraş ilinde bulunan ve Seyhan Irmağı’na Karışan bir çay ve bu çaydan adını alan bir ilçe
Gökşen : Mavi gözlü ve şen kimse
Gökşin : Yağmurdan sonra gökyüzünde görülen yedi renkli kuşak, Gökkuşağı, alkım
Göktan : Mavi şafak
Göktaş : Mavi taş, uzaydan yere düşen taş, göktaşı
Göktekin : Gök yüzlü ve biricik, mavi gözlü şehzade
Gökten : Gelen kutsal ışık
Göktuna : Mavi Tuna
Göktunç : Mavi gözlü ve tunç gibi
Göktürk : 552-545 yılları arasında Orta Asya’da hüküm süren, Bumin Han’ca kurulmuş olan Türk devleti ve bu devletin Halkından olan kimse
Gönen : Mutlu ol, sevin
Gönenç : Varlık, bolluk, mutluluk, sevinç
Görkay : Güzel Ay, görkemli ay
Görkem : İhtişam, gösteriş
Görker : Güzel ve yiğit kimse
Görkmen : Alımlı, yakışıklı yiğit, görkemli erkek
Gözen : Albenisi olan, göze güzel görünen, çekici, pınar, kaynak, göze
Gücüm : Dayandığım şey, dayanağım, güç aldığım
Gücümer : benim dayanağım olan yiğit, gücüm olan yiğit
Güçal : Kuvvet al, güç al
Güçhan : Çetin, güçlü han
Güçkan : Güçlü soydan olan kimse
Güçlü : Kuvvetli, gücü yerinde, Önemli, etkili, Şiddetli
Güçlüer : Dayanıklı, zorlu yiğit, güçlü yiğit, sözü geçer yiğit
Güçlütürk : Dayanıklı, zorlu Türk, kuvvetli Türk
Güçsel : Çetin sel, zorlu sel, güçle ilgili,enerjik
Güçyener : Yenici güç, zorlu güç
Güçyeter : Yeter güç
Gülertan : Gülümseyen sabah vakti
Gültan : Sabah vaktinin gülü, tan gülü
Gültekin : Tek gül, biricik gül, gül gibi güzel ve tek, gül şehzadesi
Günalp : Güneş gibi yiğit
Günaltan : Kızıl sabah vakti ve Güneş
Günaltay : Altaylar’dan doğan Güneş, Altay Güneşi
Günay : Günün aydınlığında ay
Günaydın : Sabahları söylenen bir esenleme sözü, “gününüz aydın olsun”
Günberk : Güneş gibi yakıcı ve sert
Gündaş : Aynı günde doğanlardan her biri, aynı gün olan, gündeş
Gündeniz : Güneş ve deniz, güneşli deniz
Gündogan : Güneş doğarken doğan çocuklara konulan adlardan, Doğan Güneş, doğan gün
Gündoğdu : Doğudan esen yel, Güneşin doğduğu yön
Güner : Güneşin doğma vakti, Günün erken zamanı
Güneri : Günün yiğidi
Güney : Dört yönden biri, Her zaman güneşli yer
Güngör : Mutluluk içinde yaşa
Güntan : Güneşin doğuşundan az önceki zaman
Güntekin : Güneş gibi tek
Güral : Hakkını bol bol, çok al
Güralp : Güçlü yiğit
Güray : Bereketli ay
Gürbüz : Toplu, güçlü dinç erkek.
Gürcan : Güçlü, coşkulu can
Gürkan : Gürbüz, kanı bol
Gürol : Hayat boyu her şeyin bol olsun
Gürsel : Taşkın,bol sulu sel
Gürsoy : Güçlü, kalabalık soydan
Gürtan : Işıklı, geniş tan yeri
Güven : Kuşku duymadan bağlanma, inanma, Cesaret
Güvenç : Güven, Sevinçli, Dayanak, yardım
Güzey : Güneş görmeyen yer, kuzey
Güzide : Seçkin, seçilmiş

H
Habbab : Yumuşak ve temiz huylu.
Habil : Kapıcı, kapıcı başı.
Hacib : Güler yüzlü, çok ikramcı, gizli.
Hafız : Koruyan, saklayan, Kur’an ı ezberlemiş kişi
Hafi : Torun.
Hafid : Türk hükümdarı.
Hakan : Eski Türk ve Moğol hükümdarı, Hüküm veren.
Hakem : Hikaye eden, anlatan.
Haki : Doğru olan, irfan sahibi, insaflı.
Hakkı : Doğrulukla, adaletle ilgili
Haldun : Sonsuz, ebedi olan
Halife : Dost, sevgili, samimi dost, içten arkadaş.
Halil : İyi ve güzel huylu, geçim ehli, İslama yakışır.
Halim : Sessiz, sakin, Yumuşak huylu, yavaş
Halis : Katıksız,Saf, temiz, hilesiz, Yalnız
Halit : Sonsuz, sürekli, Bir yıldan çok yaşayan
Haluk : İyi huylu, geçimli, Allahü teâlâya hamd eden.
Hamdi : Allah’ı övmek, şükretmek
Hamdullah : Allah’ın övgüsü
Hami : Himaye eden, koruyan
Hamit : Övgüye değer
Hammâd : Aslan, heybetli, azametli.
Hamza : Arslan, Heybetli, azametli
Han : İstikamet üzere olan.
Hanefi : Yumuşaklık ve vakar sahibi.
Hani : Güzel, iyi, hoş.
Hansoy : Han soylu, bey soyundan gelen
Harika : İnsanda hayret uyandıran şey
Harun : İnat eden, huysuz
Hasan : Hükümdarların hizmetlerine tahsis edilen zat.
Haseki : Cömert, hayırlı.
Hasibi : Kuvvetli, sağlam, muhafaza eden.
Hasin : Ezen, parçalayan. Hürmet ve ikram eden.
Hasret : Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek. İç çekme, inleme, Özlem
Haşim : Heybet ve ihtişam sahibi. Tevazu gösteren.
Haşmet : Gösteriş, büyüklük, Mühür, üstü mühürlü yüzük, en son.
Hâtem : Hitabeden, güzel söz söyleyen.
Hatip : Çok güzel konuşan ve nasihat eden.
Hattâb : Hayal eden.
Hayali : Aslan, cesur, yiğit, kahraman.
Hayati : Dirilik, canlılık, Önemli, Hayatla ilgili
Haydar : Aslan. Cesur,yiğit, Hayran olan.
Hayrani : Dinde hayırlı kimse, dinin hayırlısı.
Hayreddin : ihtiyatlı, basiretli, gözü açık, hazımlı.
Hayrettin : Dinin hayırlı, mübarek kıldığı
Hayri : Hayırla, iyilikle ilgili
Hayrullah : Allah’ın hayırlı ettiği
Hayrünnisa : Kadınların hayırlısı
Hazer : Deniz, büyük su
Hazım : Akıllı, iş bilir, Yeşil.
Heper : Bütünüyle yiğit, hep yiğit, her zaman yiğit
Hepyener : Her zaman yener, hiç yenilmez
Heybet : Korku ve saygı uyandıran görünüş
Hınçal : Öcünü onda koyma, öcünü al, öç al
Hızır : Ölümsüzlüğe kavuştuğuna inanılan kişi
Hızlan : Elini çabuk tut, hızını artır
Hicabi : Yumuşak huylu, sabırlı, vakarlı, sakin.
Hiçsönmez : Sonsuza değin yaşar, sonsuza değin sönmez
Hidayet : Doğru yola girme, Müslüman olma
Hikmet : Bilgelik, Özlü söz, vecize
Hilmi : Sakin, yumuşak huylu
Himmet : Çaba,emek,çalışma, İrade, Yardım, Ermiş kişinin yaptığı etki
Hişam : Büyük, çok hürmet eden.
Hud : Halis, saf, samimi, candan, içi temiz.
Hulki : Yaradılışla ilgili, İyi huylu, ahlaklı
Hulusi : Saf, içi temiz. Samimi, içten
Hurşid : Küçük testici, çömlekçi çırağı.
Hurşit : Güneş
Huzeyfe : Senet, vesika, delil.
Hüccet : Hükümdar, sultan, âmir, hâkim.
Hüdâvendigâr : Hüdânın kulu.
Hüdaverdi : Allah’ın verdiği
Hüdayi : Mübarek, mutlu, padişaha olan.
Hülagü : İlhanlılar Devleti’ni kuran Türk Moğol hükümdarı
Hümayun : Dinin keskin kılıcı.
Hümeyra : Beyaz tenli kadın
Hüray : Ay gibi özgür
Hürcan : Özgür
Hürkan : Özgür soydan gelen
Hürmüz : Jüpiter. Zerdüştlerin hayır tanrısı
Hüsam : Keskin kılıç
Hüsameddin : Küçük güzel.
Hüsamettin : Dinin keskin kılıcı
Hüseyin : Küçük sevgili
Hüsmen : bkz. Hüseyin
Hüsnü : Çok güzel
Hüsrev : Kağan. Hanların hanı, şahin şah.

I-İ-J
Ilgım : Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltısı, güneş ışınlarının Eğilmesiyle ilgili, gözü yanıltan bir doğa olayı, serap
Ildır : Parıltı, parlayış, Alaca karanlık
Ildız : Yıldız
Ilgar : Çabuk, hızlı, Hücüm, akın, Havanın açık olması, Öfke
Ilgaz : Atın dört nala koşması, Akın, hücum, Çankırı’nın merkez ilçesi, Bir dağ
Ilgazer : Ilgaz dağlarının yiğidi
Ilgın : Genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunan, beyaz ya da Pembe çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaçcık
Ilgıt : Esinti ve akış için kullanılan ve “yavaş yavaş” anlamına gelen “Ilgıt ılgıt” ikileme ve belirtecinden esinti, akış
Ilıcan : yumuşak, ılımlı kimse
Irmak : En büyük akarsu, nehir
Işık : Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. nesneleri görmemize yarayan fiziksel erke, Güneş ve benzeri bir kaynağın yaydığı aydınlık
Işıkalp : Işıklı yiğit
Işıker : Aydınlık yiğit, ışıklı yiğit
Işıkhan : Işıklı han
Işılar : Parlaklık verir, pırıl pırıl eder, ışıldar, ışık yayar, parlar şavkır
Işıltan : Şafak ışığı
Işıltı : Titrek ışık, pırıltı, parıltı
Işın : Bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi
Işınsal : ışınla ilgili, ışın gibi. ışın gönder, ışın sal
Işıt : (Işımak”tan buyruk) ışık ver, aydınlat
Işıtan : Aydınlatan, ışık veren
Işkın : Ağaçta yeni sürmüş dal, ince ve taze kal
Itır : Güzel, hoş koku. Bir bitki
İbrahim : İnananların babası, Peygamber
İdris : Hoş kokulu bir kiraz türü, Bilimde ileri düzeyde olan, Peygamber
İhsan : İyilik, Bağış, bağışlama
İlbey : Vali
İlcan : Ülkenin canı, sevdiği
İlgi : İlişki, Yakınlık duyma
İlham : İçe doğma, esin
İlhami : İçe doğanlarla, esinle ilgili
İlhan : Moğol hükümdarlarının sanı
İlkan : İran’da devlet kuran Türk hükümdarı
İlkay : Yeni ay, ayın ilk hali
İlkcan : ilk sevgili (Genellikle ailenin ilk doğan çocuğuna verilen bir ad)
İlke : Temel düşünce, prensip, Temel bilgi, Davranış kuralı
İlker : İlk doğan erkek çocuk
İlkutlu : Kutlu ülke, kutsal ülke
İltekin : Tek eşsiz ülke
İlter : Yurdunu seven, koruyan
İlyas : Yağmurlara hükmeden peygamber
İmdat : Yardım eden, son olması istenilen çocuğa konulan ad
İnal : Kendisine inanılan
İnan : Dizgin, İman
İnanç : Bir düşünceye bağlılık, İman, Doğru, emin
İrfan : Bilme, anlama, Sezme, kavrama gücü
İrgün : Günün çok erken zamanı
İshak : Bilgin olarak tanınan bir peygamber
İskender : Bir Makedon kumandanı
İslam : İslam diniden olan, Müslüman
İsmail : İbrahim Peygamber’in oğlu
İsmet : Masumluk, temizlik, Haramdan çekinme
İşcan : Çalışkan
İşcen : Çok çalışkan, çalışmayı ve işi seven
İyimser : İyi şeyler düşünen, her konuda, kötü şeyleri düşünmeksizin umutlu olan, her şeyi iyi yönüyle gören
İzzet : Değer, kıymet, kuvvet, kudret, Hürmet, saygı
Jiyan : Kızgın, hışımlı

K
Kaan : Hakan, hükümdar
Kabil : Ayak, adım.
Kadem : Hüküm, karar ve hakimlik.
Kader : Talih, baht
Kadı : Çok güçlü, çok kudretli.
Kadir : Kuvvetli, güç sahibi, Değer, onur, şeref
Kâdir : Dünyadan el etek çekip boş dolaşan derviş.
Kadri : Değer, kıymetle ilgili
Kağan : Kaan, hükümdar
Kahraman : Yiğit, cesur, Bir olayın baş kişisi
Kalender : İsteğine kavuşmuş, mutlu, bahtiyar.
Kamer : Ay, Sadık hizmetli
Kamil : Olgun, yetkin, Kültürlü, bilgili, Tam, eksiksiz
Kamran : Taksim eden, bahşeden.
Kamuran : İstediğine ulaşmış. mutlu
Kanat : Kuşların ve uçucu böceklerin uçmalarını sağlayan organları
Kandemir : Güçlü soydan gelen
Kaner : Güçlü, kanlı yiğit
Kansu : Çerkez Memluk Beyi, Çin’de bir il, Memluk Sultanlığı’nın Son Çerkez Sultanı
Kapkın : Ansızın yakalayıp alabilen, ısırıp parçalayan, hemen kapan, Alan, kapgın, kapan
Kaplan : Hindistan ve Afrika ormanlarında yaşayan, aslan büyüklüğünde, postu çizgili, kedigillerden yırtıcı, güçlü bir hayvan
Karabey : Esmer, rengi karaya çalan Bey
Karaca : Geyik türünden, boynuzları, küçük ve çatallı bir av hayvanı, dağ keçisi yaban keçisi
Karahan : Esmer hükümdar
Karakan : Bir tür dağ ağacı
Karalp : Karaalp yiğit
Karan : Kahraman, yürekli, Karanlık
Karanalp : Esmer, karayağız, yiğit
Karatay : Selçuklu devlet adamı
Karayağız : Yağız, ünlü halk ozanı Karacaoğlan’ın adından
Karer : Yağız yiğit
Kartal : kızıl kara tüylü, güçlü kıvırcık gagalı, iri ve güçlü, yırtıcı bir kuş
Kartay : Yaşlı, pir
Kasım : Bölen, taksim eden, Ezici ufaltıcı, senenin on birinci ayı, aralıktan önce gelen ay
Kaya : Büyük, sert taş kütlesi
Kayaalp : Kaya gibi sert yiğit
Kayaer : Kaya gibi sert ve sağlam yiğit
Kayahan : Güçlü, sert hükümdar
Kayan : Akarsu, sel
Kayansel : Taşkın, akarsu seli, sel
Kayarak : Giden akarsu, sel, çığ
Kayatekin : Kaya gibi sağlam şehzade
Kayatimur : Kaya demir, sert demir
Kayatürk : Kaya gibi sağlam ve sert Türk
Kayhan : Güçlü hükümdar
Kayı : Osmanlıların kökeni olan Oğuz boylarından birinin adı, sağlam, sert, güçlü, sağanak, bora
Kayıhan : Güçlü kağan, sert han, sağlam han
Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, göze, pınar
Kayra : Tanrı yardımı
Kazım : Öfkesini, hırsını yenebilen
Keleş : Olgunluk, bilgi ve fazilet sahibi.
Kemal : Olgunluk, En yüksek değer, Erdem
Kemalettin : Dinin olgunluğu, değeri
Kenan : Hz.Yakup’un ülkesi, Cennet, Filistin
Keramet : Soylu, şerefli.
Kerem : Soyluluk, Cömertlik, bağış
Keremşah : Asil, soylu şah, hükümdar
Kerim : Cömert, Ulu, büyük
Keskin : Çok kesici, iyi keser, çok sert, çok etkili
Keskiner : Sert yiğit, keskin erkek
Keşşaf : Büyük hükümdar, padişah.
Key : İki yüzü keskin eski bir silah.
Keyhan : Dünya
Kılıç : Değer, baha, bedel, onur, itibar, makbul oluş.
Kılıç : Sivri uçlu,keskin, çelikten silah
Kılıçalp : Kılıç gibi keskin yiğit
Kılıçaslan : Selçuk sultanlarının üçüncüsü, Türklerin Anadolu’yu Yurt edinmesini sağlayan, Haçlıları Anadoku’dan kovan Türk beyi
Kılıçer : Kılıç gibi keskin yiğit, kılıç gibi yiğit
Kılıçhan : Kılıç gibi keskin, güçlü yiğit
Kınay : Hiç durmadan çalışan, çalışkan
Kıraç : Su bulunmayan toprak, kurak toprak, verimsiz toprak
Kıralp : Rengi kırçıl olan yiğit, kırçıl renkli yiğit, kır yiğit
Kıraner : Vurup ezerek parçalayan yiğit
Kırdar : Ölçülü davranış
Kırhan : Kırçıl han
Kırtay : Kır renkli at yavrusu, kır renkli tay
Kırtekin : Kırçıl şehzade
Kıvanç : Mutlu bir olgudan doğan şey, sevinç, övünç
Kıvançer : Sevinç olan yiğit, övünç olan yiğit, sevindiren kimse
Kıvılcım : Yanmakta olan maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
Kıymet : Soyu temiz olanlar, şerefli ve cömert olanlar.
Koçer : Koç yiğit, yiğitler yiğidi
Koçhan : Yiğit kağan
Kolçak : Yiğit, mert, koçak
Konur : Kumral, kestane rengi, açık sarı, boz ile sarı arası, süslü, Çalımlı, kimseyi beğenmeyen, gururlu, kahraman, yiğit
Konuralp : Yiğitler yiğidi, onurlu yiğit
Konurata : Yiğit ata, onurlu ata
Konurbay : Onurlu ve varsıl, onurlu bey
Kor : İyice yanarak içine, özüne değin ateş olmuş kömür ya da odun parçası, (mecaz olarak) kıpkırmızı
Koral : Sınır muhafızı
Koralp : Yiğit sınır muhafızı
Koray : Kor renkli ay
Korcan : Ateşli, canlı
Korçak : Heykel
Korel : Kor gibi etkili, yakıcı kişi
Korer : Kızıl ateş gibi yiğit, kor gibi erkek
Korgün : Kızıl Güneş, kor durumdaki Güneş
Korhan : Ateşli, canlı hükümdar, kızıl kan
Korkmaz : Korkmayan, yılmayan, cesur
Korkut : Büyük dolu tanesi, Hayali yaratık
Kortan : Kor renkli Tanyeri, Yalçın kaya, Pelikan
Koşal : Koşarak git ve al
Köker : Köklü soydan gelen
Köknar : Çam türünden, yatay dallı, kerestelik bir orman ve süs ağacı
Köksal : Kökünü derinlemesine sal, soyun genişlesin
Köksalan : Kökleşmiş olan, kök salmış olan
Köksan : Köklü ün, köklü ad
Köksoy : Kökü derinlere giden soydan olan
Köz : İçinde küçük kor parçaları bulunan kül
Kubat : Kaba, şişman
Kubilay : Çin’de “Yu-An” adıyla yeni bir hanedanlık kuran Moğol İmparatoru, Kubilay Han
Kuddusi : Bahriyeli. Boylu poslu, yakışıklı.
Kudret : Güç, kuvvet, Allah’ın gücü, Zenginlik, Yetenek
Kunt : Sağlam yapılı, sağlıklı, dayanıklı, kalın, sert
Kuntay : Ay gibi sağlam, güçlü
Kunter : Sağlam, kuvvetli
Kuntman : Sağlam ve iri yapıl erkek
Kuraner : Kurucu kişi
Kurt : Yırtıcı bir memeli, Kurnaz, iş bilir
Kurtalp : Kurt gibi yiğit
Kurtbey : Kurt gibi atılgan, güçlü
Kurter : Aldanmaz yiğit, işini iyi bilen yiğit, kurt yiğit
Kurtul : Güç bir durumdan kendini kurtar
Kurtuluş : Kurtulma eylemi, kurtulmuş olma durumu, kurtulma, tehlikeli ve kötü bir durumu atlatma
Kuru : Suyu, nemi olmayan, çelimsiz, sıska, arık
Kutal : Uğur al, uğurla ilgili, uğursal
Kutalp : İyilik getiren yiğit, uğurlu yiğit
Kutan : Dua, yalvarma, Saka kuşu
Kutay : Kutlu ay, uğurlu ay
Kutbay : Uğurlu kişi
Kutberk : Uğurlu ve sağlam
Kutcan : İyilik getiren kimse, kutlu kimse
Kuter : Kutlu, uğurlu kişi
Kutgün : Kutsal gün, kutlu günde doğmuş
Kuthan : Kutlu hükümdar
Kutkan : Uğurlu kan, kutlu kan
Kutlay : Kutlu, uğurlu ay
Kutlu : Uğurlu, kutsal
Kutlualp : Uğurlu yiğit
Kutluay : Uğurlu ay, kutlu ay
Kutlubay : İyilik ve zenginlik getiren
Kutlubey : Uğurlu bey
Kutlucan : Uğurlu ve can kimse
Kutluel : Uğur getiren el
Kutluer : Uğurlu yiğit
Kutluğ : İyilik ve uğur getirdiğine inanılan, uğurlu, kutlu
Kutluğhan : Uğur getiren kağan, Oğuz Han’ın torunu
Kutluhan : Uğur getiren kağan
Kutlukin : Kutsal ruh
Kutlumaral : Uğurlu dişi geyik, kutlu geyik
Kutlusalar : Uğur getiren, kimse, uğur getirir
Kutlutekin : Uğurlu ve biricik, uğur getiren şehzade, uğurlu prens
Kutlutürk : Uğurlu Türk, kutsal Türk
Kutman : Uğur getiren, uğurlu kimse
Kutsal : Uğur getirdiğine inanılan, uğurlu, tapınılacak denli sevilen, dokunulması bozulmaması gereken kutlu
Kutsalan : Uğur getiren, uğur salan
Kutsalar : Uğur getiren kimse, uğur getirir, kut gönderir
Kutsan : Uğurlu ve iyi san, iyi ad
Kutsay : Uğurlu say
Kutsel : Uğurlu sel, hayırlı sel
Kutsoy : Kutlu soydan gelen, soyu kutlu
Kuzay : güneşi az gören yer, kuzey
Kuzey : Yön, Gölge, güneş görmeyen yer
Kuzgun : Bir tür karga
Kübra : En büyük
Küntay : Sağlam yapılı, kunt Ay
Kürşat : Göktürk prensi.

L
Lami : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
Latif : Allah’ın kulu
Lema : Her şeye gücü yeten
Lemi : Becerikli, atılgan
Levent : Renkli, boyalı.
Lokman : Doğruluk gösteren, adaletli davranan
Lütfi : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
Lütfullah : Çok övülmüş,methedilmiş
Lütuf : İyilik, güzellik, hoşluk. İhsan

M
Macit : Şan, şeref sahibi, İyi ahlaklı
Mahdum : Sarhoş, uykulu, baygın gözlü.
Mahfer : Ay ışığı, aydınlığı
Mahir : Becerikli, hünerli
Mahmud : Nail olan, şereflenen, bir iyiliğe kavuşan.
Mahmur : Dinin büyüğü.
Mahmut : Övülmeye değer, hamdolunmuş
Mahsun : Güçlendirilmiş, güçlü
Maksut : İstek, niyet, maksat, Varılmak istenen yer
Malkoç : Ünlü bir akıncı soyu olan Malkoçoğullarının atası Malkoç Mustafa Bey’in adından
Manço : Manda yavrusu
Mansur : Yardım edilmiş, Allah’ın yardımıyla galip gelmiş
Maviş : Ak tenli ve mavi gözlü
Mazhar : Deli, divâne, delice seven.
Mecdeddin : Şehirli, bilgili ve görgülü.
Mecit : Çok ulu, yüce
Mecnun : Cin çarpmış, Delice seven
Medeni : Uygar, şehirli, Terbiyeli, nazik
Meftun : Gönül vermiş, tutkun
Mehmet : Muhammed isminin Türkçe’de söylenişi
Melih : Güzel, şirin, sevimli
Memduh : Övülmüş
Memnun : Minnet eden, Hoşnut, sevinçli
Memun : Mest olmuş, bayılmış.
Menderes : Bir akarsu yatağının az eğimli ovalarda çizdiği kıvrım
Menekşe : Koyu mor renkte açan bir süs bitkisi. Koyu mor renk
Mengü : Ölümsüz, ebedi
Mengüalp : Ölümsüz yiğit
Mengüer : Ölümsüz yiğit
Mengühan : Ölümsüz kağani Hulagu Han’ın kardeşi, Moğol hanı
Mengütaş : Ölümsüz taş, bengi taş
Mengütekin : Ölümsüz şehzade
Mengütemur : Ölümsüz ve demir gibi sağlam, ölümsüz demir
Mensur : Saçılmış, dağılmış, Ölçüsüz, uyaksız söz
Meriç : Balkanların güneydoğusunda bir nehir
Meriçtan : Meriç Irmağı’nın şafağı, Meriç kıyısındaki sabah vakti
Merih : Dünyadan sonra güneşe en yakın gezegen
Mert : Sözüne güvenilir, yiğit, Adam, insan
Merter : Sözünün eri
Mertkal : Her zaman mert olarak yaşa
Mertlo : Sözünün eri ol, yiğit ol
Mestan : Amir, kumandan, bey, vali, hükümdar.
Mesut : Mutlu, bahtiyar
Mete : Büyük Türk Hun Hükümdarı, Hun Türkleri’nin büyük hakanı, babası Teoman’ı öldürerek yerine geçti. (M.Ö. 209), otuzbeş yıl Hun tahtında kaldı, Oğuz Han olarak da bilinir
Metin : Metanetli, sağlam, Özü, sözü doğru
Mevlüt : Yeni doğmuş çocuk, Doğulan zaman
Mir : Kibar konuşan, hoş sohbet, sohbet adamı.
Miraç : Hükümdar soyundan gelen, beyzade.
Miray : Ayın ilk günleri
Mirkelam : Güzel, nazik konuşan
Mirza : Hükümdar soyundan gelen
Misbah : Uzun ömürlü, ömür süren, yaşayan, talihli.
Mithat : Övme, Sığınan, korunan, sarılan.
Moral : Mor ile al, hem mor hem al renkte
Moran : Dereden büyük akarsu, ırmak, Müren
Moray : Mor renkte Ay
Muammer : Yerde ve gökte çok övülen.
Muaz : Haram kılınmış, dinen yasak edilmiş.
Muazzez : Saygı uyandıran, kıymetli. İzzet, şeref sahibi
Muhammed : Yüce Peygamberimizin ismi, Tekrar tekrar övülmüş, Güzel huylu
Muharrem : Haram kılınmış, Ay takviminin ilk ayı, Saygıdeğer, sayın, kıymetli, şerefli.
Muhittin : Dini saran, çevreleyen
Muhlis : Katıksız, halis, Dostluğu içten olan
Muhsin : İyilik yapan, bağışta bulunan
Muhtar : Göz kamaştıracak büyüklükte veya güzellikte olan.
Muhteşem : İktida eden, tâbi olan, uyan.
Muhyiddin : iktidarlı, gücü yeten.
Mukbil : Mutlu, bahtiyar
Muktedi : İktifa eden, izinden takip eden, örnek tutan, birine uyan.
Muktedir : İstek, arzu, maksat. Seçilen
Muktefi : Islah eden, düzelten.
Murat : Arzu, istek, dilek
Murathan : Arzulu hükümdar
Murtaza : Seçilmiş, beğenilmiş, Allah’ın razı olduğu kişi
Musa : Bir vasiyeti yerine getirmekle görevlendirilmiş kişi
Muslih : Temizlenmiş, mübarek.
Mustafa : Şefkatli, merhametli
Muştu : Sevindirici haber, iyi haber
Mutahhar : Kadri bilinen, kıymeti takdir edilen.
Mutasım : Kendisine itimat edilen, güvenilen.
Mutemed : Talep eden, isteyen.
Mutlu : Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan
Mutlualp : Özlem ve isteğine kavuşmuş yiğit
Mutluay : Mutlu ve ay gibi olan
Mutlugün : Sevindirici gün
Mutluhan : Mutluluğa erişmiş hükümdar
Mutlutekin : Özlem ve isteklerine kavuşmuş ve biricik kimse, mutlu şehzade
Muttalib : Müjdeci, hayırlı haber verip sevindiren.
Mutver : Mutluluk ver, mutlu et
Muzaffer : Zafer kazanmış, galip
Mübarek : İyi haber, müjdeli haber.
Mübeşşir : Şerefli, muhterem, hürmete erişmiş.
Mücahit : Savaşan, savaşçı, Din uğrunda savaşan
Müjdat : Yumuşak huylu, medenice hareket eden.
Mükerrem : Saygıdeğer sayılan, onur duyulan, İmtiyazlı, üstün tutulmuş, seçkin, seçilmiş.
Mülayim : Akarsu, nehir, ırmak.
Mümtaz : Gönderilmiş, yollanmış, nebi.
Münir : Işık veren, parlak
Müren : büyük akarsu, akarsu, ırmak
Mürsel : Artmış, çoğalmış, uzun.
Müşfik : Seçilmiş, güzide
Müşir : Haberci, haber veren.
Müyesser : Kolaylıkla yapılan
Müzdad : Meşhur namlı, ünlü, tanınmış.
Müzeyyen : Süslenmiş, süslü

N
Nabi : Dine yardım eden.
Naci : Kurtulan, Cennetlik
Nadi : Haykıran, seslenen, Toplantı
Nadir : Az bulunur
Nafi : Yararlı, Şifa, hayırlı
Nafiz : Becerikli,atılgan, Etkili, sözü geçen
Nahit : Venüs gezegeni, Zühre
Nail : Muradına ermiş
Naim : Varlık içinde yaşayan, Cennetin bir bölümü
Namdar : Haberci, haber getiren, peygamber.
Namık : Yazıcı
Narin : Zarif, ince yapılı
Nart : Yürekli, yiğit
Narter : Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
Nasır : Yardımcı
Nasreddin : Kurtuluşa, selamete eren.
Nasuh : Öğüt veren, Temiz
Nasuhi : Bozulmaz biçimde tövbe eden
Naşit : okuyan
Nayır : Arkadaş, dost
Nayman : Sekiz, Batı Moğolistan’li
Nazım : Düzenleyen, Manzume yazan
Nazır : gözeten
Nazif : Temiz, Zarif
Nazmi : Nazim, şiirle ilgili
Nebahat : Şan, şeref
Nebi : Kurtulan, felah bulan.
Necat : Kurtulma
Necati : Kurtuluşla ilgili
Neccar : Başarılı, galip, muzaffer.
Necdet : Kahramanlık, yiğitlik
Necih : Kazançlı, kârlı.
Necip : Soylu, soyu temiz
Necmettin : Dinin yıldızı
Necmi : Soy nesil, nesep, tabiat.
Nedim : Tatlı, güzel konuşan
Nedret : Az bulunan, seyrek
Nefi : Hoş ve mülayim.
Nejat : Sevinç, neşe, keyif.
Nesim : Yumuşak rüzgar, İyi, yumuşak huylu
Nesimi : Yetişen, ileri gelen, doğan.
Neşat : Yeni doğmuş çocuk.
Neşet : Tabiat, huy, yaratılış, bünye, karakter.
Nevzat : Soy.
Nezihi : Temizlikle, saflıkla ilgili
Nice : Ne kadar, ne denli, nasıl, oldukça çok
Nihat : Yalvaran, yakaran, dua eden.
Nijad : Düzen, usul, tertip, yol,kaide, sıra, dizi.
Nil : Mavi. En uzun nehir
Niyazi : Kaide, kural,Düzen, tertip, Yasa
Nizam : Refah, konfor.
Nizamettin : Dinin yasası, kuralı
Nizami : Nizam, düzenle ilgil
Nogay : 1280-1299 yılları arsında Tuna ve Dobruca Tarlalarının başı Olarak saltanat süren, Hulagu Han’ca öldürülen kişi.
Noyan : Ordular komutanı, başkomutan
Nuaym : Yardım, başarı, üstünlük, zafer, galebe, fetih.
Nuh : Üçüncü peygamber
Numan : Neşe, sevinç, eğlence, temizlik, ferahlık.
Nuralp : Aydınlık saçan yiğit
Nurbay : Aydınlık saçan erkek
Nurer : Aydınlık saçan yiğit
Nurettin : Dinin ışığı, aydınlığı
Nuri : Nurle, ışıkla ilgili
Nurkan : Kanı ışıklı olan
Nurkut : Işıklı ve kutsal olan, aydınlık ve uğurlu
Nurol : Işık saç, ışık ol, nur gibi, gök kuşağı gibi güzel ol
Nursaç : Işık dağıt, ışık saç
Nursal : Işıksal, ışıkla ilgili, ışık gibi, ışık gönder, ışık sal
Nusret : Doğru, sağlam, güçlü, genç.
Nusrettin : Dinin üstünlüğü
Nüvit : İyi haber, müjde
Nüzhet : Oğuzların hükümdarı.

O
Oben : Erkek deve
Obuz : Su gözesi, göze kaynak
Odhan : Ateş kağan, ateş han
Odil : O tatlı dil
Oflaz : Eksiksiz, tam. Gürbüz, yakışıklı. Becerikli. Eflatun
Ogan : Barış tanrısi. gök tanrısı. Güneş. güçlü, yiğit, bkz. Oğan,Okan
Oganalp : Güneş gibi yiğit, gök tanrısı gibi yiğit. güçlü yiğit
Oganer : Gök tanrısı gibi yiğit, güçlü yiğit
Ogansoy : Tanrı soyundan, gök tanrısı soylu
Ogün : Belirli bir günde doğan
Oğan : Güçlü, kuvvetli
Oğul : Erkek evlat. Kovandan çıkan arı topluluğu
Oğulalp : Tatlı oğul, oğul balı, oğul arılarının yaptığı ak bal
Oğulcan : Can oğul
Oğultekin : Biricik oğul, şehzade
Oğultürk : Türk oğlu
Oğur : Uğur. Samimi, içten
Oğuz : Anlayışlı, kavrayışlı.
Oğuzalp : Sağlam yiğit, güçlü yiğit. iyi yürekli yiğit, dost yiğit
Oğuzer : Sağlam yiğit, güçlü yiğit. iyi yürekli yiğit, dost yiğit
Oğuzhan : Hiddetli, kızgın, sinirli.
Oğuzman : Sağlam, gürbüz, güçlü kimse. iyi yürekli dost kimse
Okan : Şehrin hakimi.
Okay : Ok gibi doğru. Ay gibi parlak
Okayer : Ok gibi doğru, Ay gibi yiğit
Okaygün : Ok gibi doğru, Ay gibi güzel, Güneş gibi yakıcı kimse
Okbay : Ok gibi doğru ve varsıl kimse
Okcan : Ok gibi doğru can. Hareketli
Okdemir : Demirden yapılmış ok
Oker : Hızlı, hareketli
Okgüç : Ok gibi doğru ve güçlü
Okman : Okçu, ok atan kimse
Oktar : Ok atan, okçu
Oktay : Öfkeli, sinirli okanay, güçlü Ay, yiğit ay, Güneş ve Ay
Oktunç : Ok tuncu, tunçtan yapılmış ok
Oktürk : Ok gibi Türk
Okyar : Oku parçala
Olca : Savaşta ele geçirilen mal, ganimet
Olcay : Şanslı, talihli
Olcaytuğ : Hulagu’nun torunlarından Argun’un oğlu, İlhanlı hükümdarı
Olçum : Eli işe yatkın, becerikli, usta, yetenek
Olgaç : Olgunlaşmış, yetişmiş, bilen, bilgili
Olgun : Bilgili, görgülü, iyi yetişmiş
Olguner : Bilgi ve görgüce gelişmiş erkek, olgunlaşmış erkek
Olgunsoy : Gelişmiş soy, olgunlaşmış soy
Olsan : Ad ol, san ol
Oltan : Şafak ol, tan ol
Oltun : Saygı gösterilen ol, saygın ol
Oltunç : Tunç ol, tunç gibi sağlam ol
Oluş : Olma işi, olma biçimi var oluş
Omaca : Bağ kütüğü
Omaç : Hedef, amaç
Omay : Seçkin, seçilmiş
Onan : Daha iyi bir duruma giren, eksiği kalmayıp gönül huzuruna eren, iyileşen
Onar : Eksiği kalmayıp gönül erincine ulaşır, daha iyi bir Duruma gelir, mutlu olur
Onaran : İşler duruma getiren, düzelten
Onart : İşler bir duruma getirilmesini sağla, düzelttirmek.
Onat : İyi, güzel, Doğru ve dürüst nitelikli
Onatkut : İyi ve uğurlu
Onay : Uygun bulma
Oner : On kişiye bedel yiğit
Ongan : Özlem ve istekleri yerine gelmiş, mutlu
Onganer : Mutlu yiğit
Ongar : Kurtuluş
Ongu : Onmuş olma durumu, sağlık, mutluluk
Ongun : Tam. Verimli, bayındır. Kutlu, uğurlu. Gelişmiş, gürbüz
Ongunalp : Mutlu yiğit, yararlı yiğit, kutlu yiğit, gürbüz yiğit
Onguner : bakınız.”ONGUNALP”
Onualp : Kendine saygısı olan, yiğit, onurlu yiğit
Onur : Kişinin kendin saygısı, öz saygı
Onural : Şan, şeref kazan
Onuralp : Onuruyla tanınmış yiğit
Onuray : Onurlu ve Ay gibi güzel
Onurhan : Onurlu hükümdar
Onursal : Onurla ilgili, onur niteliğinde
Oodkan : Ateş kan, ateşli kan, kaynayan kan, deli kan
Oran : Karşılıklı uygunluk, iki şeyin birbirini tutması, iki şey arasında ya da parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, anlayış
Oransal : Oranla ilgili
Oray : Kent üstüne doğan, Ay
Orbay : Ordu komutanı
Orçum : Sağlam adam
Orçun : Ahlaklı, iyi huylu
Orhan : Gösterişli, korkusuz, güçlü, Şehrin hakimi
Orhun : Bir ırmak, bir yazı türü, Yüksek, yüce
Orkan : Orhan adının bir başka biçimi
Orkut : Kutlu, uğurlu şehir
Ortaç : Tepe, Mirasçı, Veliaht
Ortanca : Yaş bakımından büyükle küçük çocuk arasında bulunan
Ortun : Ortanca kardeş
Ortunç : Ateş renginde tunç
Orun : Büyük bir görevlinin çalıştığı yer, makam
Orunbay : Büyük görevi olan kimse, makam sahibi
Oskay : Sevinçli, neşeli
Osman : Bir tür kuş, Osmanlı’nın kurucusu
Otağ : Yüksek direkli, süslü, büyük çadır
Oylum : Derinlik, bir cismin uzayda doldurduğu boşluk. kıvrım, bukle
Oytun : Kuytu yer, beğenilen, güzel kuytu yer. kendisinde kutsallık bulunan, kutsal
Ozan : Halk Şairi, Tatlı, güzel konuşan
Ozanalp : Şair ve yiğit kimse
Ozanay : Şair ve Ay gibi kimse
Ozaner : Şair ve yiğit
Ozankan : Ozan soyundan gelen
Ozgan : Öne geçen, kazanan

Ö
Öbek : Tomurcuk, aynı türden şeylerin oluşturduğu yığın küme
Öcal : Öcünü, intikamını al
Ödül : İyi bir işe, bir başarıya karşılık olarak verilen şey armağan
Ögeday : Çok akıllı
Ögüş : Övme biçimi
Öğe : Öke
Öğet : İyi, uygun, güzel
Öğün : Yücel, gurur duy, Zaman, vakit, Kez, defa, Önde, ileride
Öğünç : Övünülecek şey
Öğüş : Torun, çok, övme biçimi, övüş
Öğüt : Nasihat
Öke : Olağanüstü yetenekleri olan kimse, dahi
Öker : Akıllı
Ökkeş : Erkek örümcek, Bir dağın adı
Ökmen : Akıllı, zeki
Ökmener : Akıllı, yiğit, zeki yiğit
Öktem : Lider, şef, reis.
Öktemer : Yürekli yiğit, güçlü yiğit, görkemli yiğit, ünlü yiğit
Ökten : Akıllı, bilgili
Ömer : Yaşayış, hayat, İkinci Halife
Ömür : Yaşayış, hayat
Önal : Üstün gel, önde ol
Önalan : Önce davranan, önde giden, başa geçen
Önay : Ay’ın ilk günlerindeki durumu, ilkay
Öncel : Birine göre kendinden, önce gelen, selef, yol açan, yol gösteren
Öncü : Önder, yol gösteren, önde giden, bir işte yol açan
Öncüer : Önde giden yiğit, öncülük eden yiğit
Önder : Rica eden, yalvaran, ümitli, dileyen.
Önel : Bir şeyin tamamlanması için verilen süre, vade
Önem : Bir şeyin nitelik ya da nicelik yönünden değeri olma durumu, değer
Öner : Başta gelen, Yön, Sıra
Öney : Önde giden, ileri giden, önde olan
Öngör : Önceden gör, ilerde olacakları sez
Öngören : Önceden gören, önceden kestiren
Öngül : (ilk çocuk için) ilk gül, önde gelen gül, önde gelen
Öngün : Önemli bir günün ya da bir bayramın öncesindeki gün, arife
Öniz : (ilk çocuk için) ilk iz, önceki iz
Önol : Önderlik et
Önsel : Hiçbir denemeye dayanmadan, yalnızca akıl yordamıyla
Önsoy : Önde gelen soy
Önumut : Önde gelen umut, ilk umut
Ören : Eski yapı ya da kent kalıntısı
Örengül : örende yetişen bir tür gül, ak gül, yaban gülü
Örge : Süs, motif
Örsal : Örsü al
Örsan : Örs gibi sağlam adı olan
Örsel : Örs gibi
Örskan : Sağlam kan, örs gibi sağlam kan
Över : Bir kimsenin ya da bir şeyin iyiliklerini söyleyebilmek, değerini belirten.
Övgü : Övmek için söylenen güzel söz, övme
Övgül : Övgüye değer, övülmeye değer, övülesi
Övgün : Övülmeye değer, övgüye değer, övülesi
Övül : Övülesin
Övün : Kendinle, güzelliğinle övünmeli sin, övüne sin
Övünç : Övünülecek şey
Övüş : Birinin iyiliklerini söyleyerek beğenildiğini belirtme, Övme biçimi, övme yolu
Öykü : Ayrıntılarıyla anlatılan olay, gerçek ya da tasarlanmış olayları Anlatan, romandan kısa düz yazı türü, hikaye
Öymen : Evcimen, evine bağlı
Öz : Bir kimsenin benliği, içsel varlığı, bir şeyin temel öğesi (mecaz olarak), ana nokta, can alıcı nokta, ana öğe
Özak : Özü ak, özü beyaz, ak öz, beyaz öz
Özakay : Özü ak ay, özü beyaz Ay
Özal : Özü kırmızı
Özalp : Özünde yiğit olan
Özaltan : Özü altın, altın gibi içsel varlığı olan, halis altın
Özant : İçten ant, samimi yemin
Özarı : Özü temiz, temiz ve öz, öz ve arı
Özay : Özü Ay gibi, gerçek ay, asıl Ay
Özaytan : Özden Ay gibi doğan tan
Özbal : Hiçbir katkısı olmayan bal, gerçek bal, katkısız bal
Özbay : Özü zengin
Özbek : Yürekli, doğru. Orta Asya’da yaşayan bir Türk boyunun ve bu boydan olanların adı
Özberk : Özü sert, özü sağlam
Özbey : Özü bey
Özbilek : Özünü bilen, öz bilgili
Özbilen : Az ama öz bilen, her şeyin özünü bilen
Özbilen : Herşeyin özünü bilen, az ama öz bilen
Özbilge : Özce bilge kişi, özü bilge
Özbilgin : Bilgin kimse, özce bilgili kimse
Özbilir : Her şeyin özünü bilir
Özbir : Özü sözü bir, doğru özlü
Özcan : Özden doğan can
Özçetin : Özü çetin olan kimse, çetin kimse
Özçevik : Hemen durum alabilen kimse, çevik kimse
Özdal : Dal gibi kimse, özü değerli
Özdeğer : Değerli kimse, özü değerli
Özdem : “İçsel varlığım olan”, özü demir olan, demir özlü
Özdemir : Demir gibi kimse, özü demir olan, demir özlü
Özden : İçtenlikli kimse, içten davranışlı, içten, özsu
Özdener : İçtenlikli davranan, kimse, soyca temiz yiğit
Özder : Kısa, öz şeyler
Özderen : Öz derleyen
Özdeş : Birbirine benzeyen, eşit nitelikli, özce eş
Özdilp : Özü dilli, tatlı dilli
Özdinç : Dinç kimse, özü dinç
Özdoğa : Özce doğaya benzeyen kimse
Özdoğal : Özce doğaya uygun, doğal kimse
Özdoğan : Özce şahin gibi olan kimse
Özdoğru : Doğru kimse, özü doğru
Özdurul : İçsel varlıkça durulaş, özünü durulaştır, duru özlü ol
Özek : Ağacın, bitkinin içi, özü, çalışkan, güç, soluk, nefes
Özeker : Sağlam, sağlıklı, er, temiz yürekli yiğit, özger, iyilikçi, yardımsever
Özel : Yalnız bir tek şeye, bir ereğe ya da kimseye ayrılmış olan, her vakit görülenden ayrı, alışılmıştan, olağandan ayrı
Özelek : Toprağın özlü, verimli yeri, doğaüstü güç
Özen : Bir işin iyi olması için gösterilen çaba
Özenç : Özenme, imrenme, özen
Özer : Yiğit, doğru kişi
Özercan : Özce erkek olan sevgili kimse, yiğit ve sevgili kimse
Özerdal : Özce yiğit ve dal gibi kimse
Özerdem : Özce erdemli kimse, özce iyilikçi, alçak gönüllü kimse
Özerk : Kendi kendini yöneten
Özerkin : Özgür kimse, özerk kimse
Özerol : Özce yiğit ol
Özertan : Özce şafak vakti gibi olan
Özertem : Özce erdemli kimse, iyilikçi, alçak gönüllü, erdemli kimse
Özge : Başka, başkası, el yabancı
Özgen : Yapıp ettiklerinden hiç kimseye karşı sorumlu olmayan, özgür
Özgenalp : Özgür yiğit
Özgenç : Genç kimse, özce genç
Özgener : Özgür yiğit
Özger : Özge er, başka er, özge yiğit
Özgönül : Özden ve gönülden
Özgü : Özellikle biriyle ya da bir şeyle ilgili, belli bir şey de ya da kimsede bulunan
Özgüç : Özü güçlü
Özgül : Özü kendisi gül gibi olan
Özgülay : Özelliği, özgülüğü olan ay. özü, kendisi güle benzeyen ay
Özgüleç : Güler yüzlü kimse, özü güleç
Özgülüm : Benim kendi gülüm
Özgün : Bir benzeri olmayan, yalnız, kendisine özgü nitelikleri taşıyan
Özgünay : Hiç kimseye benzemeyen ve Ay gibi kimse
Özgünel : Benzeri olmayan el, çok güzel el, eli çok güzel olan kimse, Eli özgün olan
Özgüner : Hiç kimseye benzemeyen yiğit
Özgür : Hiçbir kimseye, hiçbir şeye bağlı olmayan, başıboş olan, köle olmayan
Özgürcan : Özgür kimse, başkasının kölesi olmayan can, hür can
Özgürel : Özgürce iş gören el
Özgüven : İnsanın kendine inanma duygusu, insanın kendi özüne duyduğu güven
Özhan : Hükümdar soyundan gelen
Özil : Özü yabancı, kendi ilimiz
Özilter : Özü yurdu savunan
Özinal : Özü inanç verici
Özinan : Özü inandırıcı
Özkan : Soylu kan
Özkaya : Özü kaya, özü sağlam
Özkul : Özü Tanrı’ya kul olan
Özkut : Uğurlu kimse, özü kutlu
Özkutay : Uğurlu Ay gibi kimse, özü uğurlu ve Ay gibi güzel kimse
Özkutlu : Özü uğurlu, kutlu kimse
Özlem : Kavuşma isteği, bir şeye karşı duyulan istek, göreceği gelme
Özlen : Kendini özlet, özlenilecek biri ol, kaynak, küçük dere, ağaç kökü
Özlenen : Özlem duyulan, kavuşma isteği uyandıran görme isteği uyandıran, hasreti çekilen
Özler : Görme, kavuşma isteği duyan, özleyen
Özlü : Özü olan, öz bölümü çokça olan, özleşmiş olan, içten gerçek
Özlüer : Özü olan yiğit, özlü yiğit
Özmen : Özü iyi, sağlam olan
Özmut : Özü mut getiren, mutluluk veren
Öznil : Nil Irmağı’nın ta kendisi
Özok : Özü ok gibi doğru kimse, doğru özlü kimse
Özol : Bir şeyin en güçlü bölümü ol, özü ol
Özozan : Özü olan kimse, şair kimse
Özönder : Gerçek önder olan kimse
Özpeker : Özü sağlam yiğit
Özpolat : Özü çelik gibi yiğit
Özsel : Özü sel gibi olan, kimse, içle ilgili, içsel
Öztan : Aydınlık, başlangıç
Öztaş : Özü taş, taş gibi sağlam kimse
Öztek : Eşi benzeri olmayan kimse, özü tek olan
Öztekin : Biricik kimse, benzeri olmayan kimse, 2 öz şehzade, tam bir şehzade
Öztimur : Özü demir olan, öz demir
Öztin : Gerçek ruh, öz ruh
Öztiner : Gerçek ruh olan yiğit
Öztok : Her şeye doymuş kimse, özü tok
Öztuna : Gerçek Tuna Irmağı
Öztunç : Tunç gibi sağlam kimse, özü tunç
Öztürk : Soyu Türk olan
Özüak : Temiz özlü kimse
Özüdoğru : Doğru kimse, doğru özlü
Özün : Şiir gibi güzel olan, şiir
Özüpek : Sağlam kimse
Özütok : Her şeye doymuş kimse
Özveren : Kendi özünden, kendinden veren kimse, kendi yararından vazgeçen, Özverili
Özveri : Kendinden bir şeyler verme işi, bir amaç uğruna kendi yararından vazgeçme
Özyurt : Baba ocağı gerçek yurt, asıl yurt

P
Pakel : Sezgi, anlayış, dikkat
Paker : Sert, çatık kaşlı, Aslan
Paksoy : Allah’ın kulu
Pamir : Her şeye gücü yeten, Orta Asya’da Yükseltilerle dolu kütle, yayla
Par : Çeşme, bahçe, gül bahçesi, alev
Parla : Parılda, pırıl pırıl aydınlık saç
Parlar : Parıldar, pırıl pırıl eder, ışık saçar
Pars : Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, Yırtıcı bir hayvan, Becerikli, atılgan
Pasin : Eski bir Türk oymağının adı
Paydaş : Dünya, varlık
Payidar : Doğruluk gösteren, Adaletli davranan
Pekalp : Güçlü yiğit, sert yiğit, pek yiğit
Pekay : Ay’a pek benzeyen, sert Ay, katı Ay, sağlam Ay
Pekcan : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
Pekçetin : Çok çetin
Pekdeğer : Çok değer, değeri çok
Peker : Çok övülmüş, methedilmiş, çok yiğit, pek yiğit
Pekin : Kuşkuya yer olmayacak denli kesin
Pekiner : Pek yiğit, kuşkuya yer olmayacak denli yiğit
Pekkan : Güçlü kan, sağlam kan, dayanıklı kan, sert kan
Peköz : sağlam öz, özü sağlam kimse
Pekşen : Çok şen
Pektaş : Sert taş, dayanıklı taş
Pekün : Sağlam san, sağlam ün
Pelit : Meşe ağacı ve yemişi
Perk : Sağlam, güçlü, sert, berk
Perker : Beyaz ay, dolunay
Pertev : Dürüst, güvenilir
Pervin : Ülker yıldızı, Süreyya
Peyam : Mutlu, sevinçli gün
Peyami : Üstün, kıymetli, faziletli ve itibarı fazla olan. Tercihli.
Peykan : Beyaz taç,gelin tacı
Peyman : Aydınlık gece
Polat : Din uğruna çalışan
Polatalp : Çelik yiğit
Polathan : Çelik gibi sert han, çelik kağan
Poyraz : Yüce, ulu. Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgar
Pozan : Candan,cana yakın
Pusat : Zırh ve korunma araçlarının genel adı silah
Pürçek : Bitkilerin saçaklı kökü ya da püskülleri. şakaklardan sarkan saç, zülüf, perçem
Püren : Sarı, kırmızı renkte açan küçük yapraklı bir tür ot, Süpürge otu

R
Raci : Merhamet etme, acıma, esirgeme.
Racih : Çok sıcak olan, günahları yakan.
Rafet : İşaret koyan, işaretle konuşan.
Ragıp : tapan, isteyen, Allah’ın kulu
Rahim : Her şeye gücü yeten
Rahman : herkese, her canlıya merhamet eden, Tanrı
Raif : Dünya, varlık
Ramazan : Ay takviminin dokuzuncu ayı, oruç tutulan ay, Adaletli davranan
Ramiz : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
Rasim : Çok övülmüş, methedilmiş
Rasin : Beyaz ay, dolunay
Raşit : Dürüst,güvenilir
Rauf : Mutlu,sevinçli gün
Recai : Bolluk, rahatlık, her türlü sıkıntıdan kurtulma.
Recep : Acıyan, merhamet eden.
Refah : Kurtuluş, halas.
Refet : Aydınlık gece
Re’fet : Baş, başkan.
Refiğ : Din uğruna çalışan
Refik : Yüce, ulu
Reha : Yeni bir kitap ile gönderilen peygamber.
Reis : Hak yolunda yürüme, doğru yol.
Remzi : Şanı şerefi en yüksek olan
Renan : Kızıl kan
Resul : Peygamber, Allah’ın elçisi, Sevdalı, aşık
Resül : Akıllı, iyi ve olgun.
Reşat : Kahraman, cesur, savaşçı
Reşid : Kadere razı olan. Tasavvufta iradenin yok edilmesiyle elde edilen makam.
Reşit : Yiğit, cesur
Rıdvan : Yükseklik, yücelik, büyük rütbe.
Rıfat : Cesur, yiğit
Rıfkı : Cesur, yiğit
Rıza : Üstün olan. Veren gönülden hoşgörülü, istediği doğrultusunda fedakarlık eden.
Rifat : Dinin mübarek kişisi.
Ruhan : Güzel kokulu
Ruhi : Tek yiğit, prens
Ruhsar : Yanak, yüz, güzel yüz
Rüçhan : üstünlük, önderlik, üstün olma
Rüstem : Kızıl, al renkli Tuğ
Rüştü : Armağan, hediye
Rüyet : Görme, Kalp gözüyle görme

S
Saadettin : Dinin uğurlu, kutlu kişisi
Saba : Gün doğusundan esen rüzgar
Sabah : Günün başlangıcı
Sabit : Değişmeyen, Kanıtlanmış
Sabri : Sabırla ilgili
Sabüktekin : Hızlı ve biricik
Sacit : Secde eden
Sadeddin : Uğurlu olan, uğur getiren.
Sadık : Sadakatli, samimi, Doğru, gerçek
Sadri : Göğüsle ilgili
Sadullah : Saf, berrak, temiz, kedersiz, gönlü şen.
Sadun : Saf, halis.
Safa : Saf, halis, temiz. Hile ve hurdadan uzak olan.
Saffan : Dine bağlı, dini düzgün.
Saffet : Servet sahibi, zengin, rahat, dinç, düzenli.
Sağay : Yenisey Türklerine bağlı bir Türk boyunun adı
Sağcan : Sağlıklı can, sağlıklı kimse
Sağhan : İyi kağan Sağın saygıdeğer, kutsal kimse, hekim, doktor, Kazak hakanlarının Ünlülerinden biri
Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz
Sağlamer : Dayanıklı yiğit, yıkılmaz yiğit, güvenilir yiğit
Sağun : bakınız. “SAGHAN”
Saim : Oruçlu
Sait : Mübarek, kutlu, Sevap kazanmış
Sakıp : Delen, delik açan, Çok parlak
Sakin : Uslu, kendi halinde, Bir yerde yerleşmiş, oturan
Salahaddin : Doğru ve haklı
Salgır : Akarsu
Salgur : Saldırıcı, saldıran, bir Türkmen oymağını başkanı olan Salgur Bey’in adından
Salih : Elverişli, yararlı, Dinin emirlerine uyan
Salim : Sağlam, Kusursuz, eksiksiz
Salkan : Serin yellere karşı olan yer
Salkım : Çoğunlukla bir sap üzerinde bir arada bulunan yemiş. Baklagillerden bir ağaç ve bunu çiçeği. sarkan şey, hevenk
Salman : Özgür, hiç kimsenin kölesi olmayan
Saltuk : Kendi başına bir varlığı olan, Doğu Anadolu’da kurulan Saltukoğulları Beyliği’ni kuran Saltuk Bey’in adından Salur Oğuzlar’ın Üçok boyuna bağlı bir Türk oymağının adı
Sâman : Barış, huzur ve selamet sahibi.
Samet : Çok yüksek, çok ulu, Hiç kimseye ihtiyacı olmayan
Sami : Dinleyen, duyan, Yüksek, yüce
Samih : Cömert, eli açık
Samim : Bir şeyin merkezi, içi
Sanal : Gerçek olmayan yaşam.
Sanalp : Ünlü yiğit
Sanberk : Gücüyle tanınmış
Sancar : Kısa kama, Saplar, batırır
Sançar : Kısa kama, Saplar, batırır
Saner : Ünlü, tanınmış
Sanlı : Çok tanınmış, herkesçe bilinen, ünlü
Sanver : Adın duyulsun, ünlen
Saran : Çevresini kuşatan, çevreleyen, kollarının arasına alan, hoşa giden, beğenilen Sargın insanı saran, çeken, çekici, sevimli
Sargın : sarıcı, çekici, sevimli
Sargut : Eski adlardan
Sarp : Çetin, sert
Sarper : Sert, güçlü
Sarphan : Sarp kağan
Saruhan : Sarı benizli hükümdar, Saruhan, Selçuk uçbeylerindendi, Manisa’yı alarak Saruhanlı Beyliği’ni kurmuştu
Satı : Satma işi, satış, Pazar, doğumundan önce evliyalara Satılarak, adanarak, inanışa göre, yaşaması sağlanan (çocuk), satılmış da denilir
Satuk : Satı, satılmış
Savaş : Uğraşma,mücadele,kavga, Silahlı mücadele, harp
Savaşer : Savaşçı yiğit
Savaşkan : İyi savaşan, iyi dövüşen
Savtekin : Diri ve biricik, diri canlı şehzade, Anadolu’nun alınışında Emeği geçen bir Türk komutanı
Savtunç : Sağlam tunç
Sayan : Saygı gösteren, saymak eylemini yapan
Sayar : Saygı gösterir, saygılı
Saydam : İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki nesnelerin görünmesine engel olmayan, parlak
Saygı : Kişilerin birbirlerine karşı duyumsadıkları çekinme ile karışık sevgi Ve değer duygusu, başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu
Saygım : Saydığım kimse, benim saygım
Saygın : Saygı gösterilen, güvenilir olan, saygı gören
Saygut : Sayılan ve uğurlu, kutlu sayılan
Sayguter : Sayılan ve kutlu bilinen yiğit
Sayhan : Adaletli hükümdar
Sayıl : Kendini saydır, saygı gör, önem sen
Sayıner : Seçkin yiğit, değerli yiğit, saygı gösterilen yiğit
Saykut : Sayılan ve kutsal kimse
Sayraç : Cıvıldayan, şakıyan, güzel ötüşlü
Saytekin : Sayılan ve biricik şehzade
Sazak : Kuvvetli ve soğuk rüzgar, Bataklık, sazlık, Kaynak, pınar
Seber : Dost, arkadaş
Sebükalp : Hızlı, yiğit, çabuk yiğit, çevik, yiğit
Seçen : Seçme işini yapan, bir şeyi seçen
Seçkin : Seçilmiş, ayrılmış
Seçkiner : Herkesçe beğenilen yiğit
Seçmeer : seçilerek alınmış yiğit
Seçmen : Beğenen, seçen, seçimde oy verme hakkı olan kimse
Sedat : Sel gibi akan.
Seden : Uyanık, tetikte, gözü açık
Sefa : Gönül rahatlığı, rahatlık, Eğlence
Sefer : Yolculuk, Savaş hazırlığı, savaşa gitme
Seha : Cömertlik, eli açıklık
Sel : Sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşup önüne ne gelirse alıp götüren taşkın su
Selahattin : Dinine bağlı
Selamet : Esenlik.Korku ve tasadan uzak olma
Selami : Barışçı, sulhçu.
Selbi : bkz. Selvi
Selcan : Dede Korkut öykülerinde geçen bir ad
Selçuk : Selçuk Türklerinin atası, Selçuk Sultan, Gazneliler çağında Türkmenleri bir araya getirip bir devlet kurmuştu. Daha sonra birçok kollara ayrılan Selçuklular Anadolu’da da güçlü bir devlet kurmuştur
Selçuker : Tezcanlı yiğit, hızlı yiğit, evecen yiğit
Seldağ : dağlardan akan sel, dağ seli
Selek : Eli açık, konuklarını iyi ağırlayan
Selen : Ses, kulakla duyulan her ses, sel yatağı, varlık, bolluk, bilgi
Seler : Taşkın yiğit, sel gibi yiğit
Selhün : Selin oluştuğu gün, sel günü
Selışık : Sel gibi ışık, sel gibi akan ışık
Selim : Sağlam, doğru, kusursuz, Temiz, içten
Selman : Sınır boyundaki asker.
Selok : Sel gibi akan ok
Semih : Cömert, eli açık
Semiramis : Asur kraliçesi
Senbul : Sen ara ve bul
Sencer : Halden bilen kimse, kale, hisar, Çağatay hanlarından birinin adı
Sener : Sen yiğitsin
Sepin : gelin için hazırlanan her türlü eşya, çeyiz, sepi, düğünde geline verilen armağan
Serbülent : Önde gelen, üstün
Sercan : Sevgili, sevilen
Serdar : Başa konan taç.
Seren : Yelken germeye yarayan ağaç
Sergen : Raf, vitrin, Tepelerdeki düzlük, Yorgun
Serhan : Kurt, canavar, Şarkıcıların başı
Serhat : Baş, reis, seyyid, bir topluluğun ileri geleni.
Serkan : Soylu kan, başkan
Serkut : Mutlu, talihli
Sermet : Ebediyet, sonsuzluk
Sert : Kesilmesi, kırılması, çizilmesi ya da çiğnenmesi güç olan, katı, berk Sarsıcı, hoşgörüsüz
Sertaç : Elbiseli, giyinmiş, kuşanmış.
Serter : Katı, acımasız
Server : Kılıç kuşanmış, asker.
Servet : Zenginlik, varlık
Servi : Kış yaz yaprağını dökmeyen, ince uzun bir ağaç, selbi, selvi. Uzun boylu ve güzel kadın
Sevban : Allah’ın kılıcı, askeri.
Sevin : Sevinç duy, coş
Sevinç : Sevinme duygusu, coşku
Sevkal : Sev ve kal, sev ve sevdiğin yerde kal
Seyfettin : Dinin kılıcı, koruyucusu
Seyfi : Çiftlik bekçisi.
Seyfullah : Efendi, bey, Peygamber efendimizin torunu Hazret-i Hüseyin’in soyundan gelenler.
Seyhan : Çukurova’da bir akarsu
Seyhun : Orta Asya’da bir ırmak
Seyit : Lider, önder, HZ.Muhammed’in soyundan, olan
Seymen : Sezen sezici, duygulu, hassas.
Seyyid : Mızrak, süngü.
Seza : Uygun, yaraşan
Sezai : Uygun, yaraşan
Sezal : Sezen, sezgili
Sezan : Sez ve an
Sezay : Sez ve Ay gibi güzel olan
Sezek : Sezebilen, sezen, duyumsayan
Sezen : bkz. SEZAL
Sezer : Olacak bir şeyi önceden duyumsar, bir şeyin olacağını önceden kestirir
Sezgin : Şezen, sezgisi olan, sezme yeteneği olan, sezgen, duyumsayan, sezici
Sezginer : Sezme yeteneği olan yiğit
Sıdal : Biraz olgunlaşmış, erginleşmeye başlamış
Sıdıka : Doğru, yalan söylemeyen
Sığanay : Alageyik ve Ay gibi güzel
Sıtkı : İç temizliğiyle, doğrulukla ilgili
Simavi : Yüzle, çehreyle ilgili
Sinan : Dinin kandili.
Sirac : Oruçlu, kendini kötülüklerden men eden.
Siraceddin : Bir işte son yardımı yapan. Son olması istenen.
Siyami : Allah’ın kudreti, meydana getirdiği varlığı.
Solmaz : Rengi uçmaz, pörsümez, her zaman taze kalır
Somer : Katışıksız.
Sona : Bir tür ördek, suna, artık ondan sonrası olmayan, sona gelen, (mecaz olarak) son çocuk
Sonay : Yılın son ayı (bu ayda doğan çocuklara konur)
Sondal : Artık ondan sonrası olmayan dal, (mecaz olarak) son çocuk
Sonder : Son diyen, (mecaz olarak) son çocuk
Sonel : Artık ondan sonrası olmayan el, (mecaz olarak)son erkek çocuk
Soner : Aralık, fasıla.
Songur : Şahin, Ağır, hantal
Sonuç : Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, sonda ortaya çıkan
Soral : Sorduktan sonra al
Sorkun : Bir tür söğüt
Soyalp : Soyu yiğit, soylu yiğit
Soydan : İyi bir aileden gelen, soylu
Soydan : Soylu, iyi bir soydan gelen
Soydaner : Soylu yiğit, iyi soydan gelen yiğit
Soydinç : Soyu dinç
Soydinçer : Soyu dinç yiğit
Soyer : Soyu yiğit, soylu yiğit
Soyhan : Soyu han olan, kağan soylu
Soykan : Soylu kan
Soykurt : Soylu kurt, kurt gibi bir soydan gelen
Soykut : Soyu uğurlu kimse, soyca kutlu
Soylu : Öteden beri temiz tanınmış, bir aileden olan, soyu temiz olan
Soysal : Uygar
Soytekin : Soyu biricik, soylu ve tek olan kimse, soylu şehzade
Soyuer : Yiğit bir soydan gelen, yiğit, soylu
Sökmen : Yiğitlere verilen san
Sönmez : Sürekli olarak yanar, hiç sönmeden yanar
Sönmezalp : Hiç sönmeden yanar yiğit
Sönmezay : Sürekli olarak ışık saçan Ay
Sönmezer : Hiç sönmeden yanar yiğit
Sözen : İyi ve güzel konuşan kimse
Sözer : İyi ve güzel konuşan yiğit
Subutay : Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın ünlü komutanlarından birinin adı
Sunal : Sun ve al
Sunar : Saygıyla verir, takdim eder
Sungu : Sunulan, saygıyla verilen
Sungun : Yetenek, eğilim, armağan edilebilecek nitelikte
Sungur : Doğana benzeyen bir alıcı kuş, atmaca, şahin akdoğan
Sunguralp : Atmaca gibi ve yiğit, şahin yiğit
Sungurtekin : Şahin gibi ve biricik, Süleyman Şah’ın oğlu
Sunu : Armağan, birine sunulan şey, geline verilen armağan
Sunullah : Cemaat ehli.
Süalp : Asker yiğit
Süer : Er yiğit, yürekli kişi, asker yiğit
Sükan : Yiğit, yürekli, asker kan
Sümer : Mezopotamya’nın güneyinde devlet kuran, çivi yazısını bulan ve kullanan bir Türk budunu
Süner : Esneyebilir, esnek, uzayabilir, uzar
Sünter : Kızıl renkli, çavdara benzer sert buğday
Sürel : Süreyle, zamanla ilgili, süreye degin
Süren : Devam eden, sürüp giden
Sürsoy : Soyu sürdür.

Ş
Şaban : Hicri aylardan sekizincisi, Ara, fasıla
Şabi : Şefaat eden, şifa veren.
Şadan : Alev, ateş parçası, akan yıldız.
Şadi : Sevinç, mutluluk
Şafak : Güneş doğmadan önce ufukta beliren aydınlık
Şâfi : Şahin gibi yiğit.
Şahan : Şahin
Şahap : Usta binici, çok iyi ata binen.
Şahin : Büyük, yırtıcı kuş
Şahinalp : şahin gibi yiğit
Şahiner : Şahin gibi yiğit
Şahsüvar : Dinin kahramanı, dinin yiğidi.
Şahzat : Sevilen, sayılan kişi
Şair : Şiir yazan, ozan
Şakir : Durumundan memnun, şükreden
Şamil : İçine alan, kapsayan
Şan : İyi tanınma, ün
Şanaalp : Ünlü yiğit
Şanal : Ün kazan, ünlü bir kimse ol, ünlen
Şanlı : Ünü yaygın, ünlü, iyi ün sahibi
Şanlıbay : İyi ün sahibi ve varsıl kimse
Şansal : Adını, şanını her yana duyur, şan ver
Şanver : Ünün, şanın her yana yayılsın
Şarani : Uzun boylu, yakışıklı genç.
Şarık : Parlak, parlayan
Şavlı : Bilgilim bilgisini iyi kullanan, bilim adamı, bilgin
Şaylan : Kendini öven, övüngen, neşe saçan, sevinçli, ince, incelikli, nazik
Şaylaner : Neşeli yiğit, incelikli erkek
Şecaeddin : Dinin güneşi.
Şefik : Şefkatli, acıması olan
Şehlevent : Güneş gibi parlayan.
Şehmuz : Hükümdar soyundan gelen
Şehzade : Hükümdar oğlu
Şemseddin : Dinin şereflisi.
Şemsettin : Dinin güneşi
Şemsi : Güneşle ilgili
Şen : Yaşayışından memnunluğunu davranışıyla gösteren, bunu çevresindekilere de yayan, neşeli
Şenalp : Neşeli yiğit, şen yiğit
Şenaltan : Neşeli ve zengin kimse
Şencan : Neşeli ve cana yakın
Şendoğan : Neşeli doğmuş kimse
Şenel : Neşelen, mutlu ol
Şener : Şen kimse, şen kişi
Şengül : Neşeli ve gül gibi kimse
Şengün : Neşeli gün ve güneş gibi kimse
Şeniz : Neşeliyiz
Şenkal : Neşeli ve şen kal
Şenkaya : Neşeli ve kaya gibi kimse
Şenol : Her zaman neşeli, Mutlu ol
Şensoy : Neşeli, Mutlu soydan gelen
Şenyaşar : Yaşamı şenlik, mutluluk içinde geçer, şen bir yaşam sürer
Şerafeddin : Büyüklük, kudret ve kuvvetten doğan haşmet.
Şerafettin : Dinlerin en şereflisi
Şeref : İyi ahlak ve fazilet sonucu oluşan manevi yücelik
Şerif : Şerefli, kutsal
Şevket : Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı.
Şevki : Güçle, şevkle ilgili
Şeyban : Dinin parlak yaldızı.
Şihab : Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan.
Şihabeddin : Aslan.
Şimşek : Çok bulutlu, yağmurlu havalarda, buluttan buluta ya da yere Elektrik boşalırken oluşan, kırık çizgi biçimindeki çok yoğun Elektrik akımı, (mecaz olarak) çok hızlı kimse
Şimşeker : Şimşek gibi yiğit
Şinasi : Anlamakla ilgili
Şir : Taçlı.
Şölen : Eğlenmek ya da bir olayı kutlamak üzere, bir çok kimsenin biraraya gelp birlikte yedikleri yemek, yemekli eğlenceli toplantı
Şükrü : Şükürle, minnettarlıkla ilgili.

T
Taceddin : Kale gibi sağlamlaştırma.
Tacettin : Dinin tacı
Taci : Günahtan kaçınan, dinine bağlı.
Taçkın : Gurur
Taçnur : Mutluluk
Tağalp : Dağ gibi yiğit
Tahir : Temiz, pak
Tahsin : Güzel bulma, beğenme, takdir etme
Taki : Bir zamk ağacı.
Talas : Yelin kaldırdığı toz, kasırga, fırtına
Talat : Yüz, çehre, yüz güzelliği
Talay : Deniz, büyük nehir
Talayer : Dal ve Ay gibi yiğit, çok yiğit, deniz eri denizci
Talayhan : Dal gibi kağan
Talaz : Dalga, kasırga, fırtına.bkz. Talas
Talha : Güzellik
Talia : Güzel, şirin
Talip : Arayan, isteyen, Alıcı müşteri
Talu : İyi, güzel, seçilmiş, seçkin
Taluy : İyi, güzel, seçilmiş, seçkin
Tamar : damar
Tamay : Sabırlı, dayanıklı. dolunay
Tamer : Nitelikli, sayılan kişi
Tamerk : Tam güçlü, özerk
Tamkan : Soylu kimse
Tamtürk : Tümüyle Türk, her şeyiyle Türk
Tan : Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, şafak zamanı
Tanaçar : Şafak vaktinde açar
Tanağar : Şafak vaktinin kızıllığı, şafak ağırtısı
Tanal : Şafağı al, şafak vaktinin al rengi, tan alı
Tanalp : Şafak gibi aydınlık ve yiğit, şafak yiğidi
Tanaltan : Kızıl renkli sabah aydınlığı
Tanay : Şafak ve ayın bir arada olması
Tanaydın : Tan vaktinin aydınlığı
Tanberk : Şafak çizgisi, Parlayan şimşek
Tanbey : Şafak beyi, şafak vaktinin beyi
Tancan : Şafak vakti doğan can
Tandoğan : Şafak vakti doğmuş olan
Tandoğu : Şafak vakti doğmuş olan
Tandoruk : Sabah aydınlığıyla aydınlanmış yüce dağ tepesi
Tanel : Şafak gibi güzel elli
Tanelgin : Sabah aydınlığında yurdundan uzak düşmüş kimse
Taner : Sabah yıldızı, parlak yıldız.
Tanercan : Şafak gibi güzel ve can yiğit
Tanerk : Şafak gücü
Tangör : Şafağın doğuşunu gör
Tangüç : Şafak gücü
Tangül : Sabah aydınlığının gülü, sabah aydınlığı ve gül
Tangün : Tan Güneş’i, sabah aydınlığının Güneş’i, alacakaranlık güneş, alacakaranlık gün
Tangüner : Tan Güneş’inin yiğidi
Tanhan : Şafak kağan
Tanıl : Herkesçe bilin, ünlen, tanın
Tanju : Çinlilerin Türk hükümdarlarına verdiği ad
Tankut : Kutlu, uğurlu sabah
Tankutlu : Uğurlu şafak, kutlu şafak
Tansel : Sabah aydınlığının seli
Tansev : Şafağı seven kimse
Tansever : Şafağı seven kimse
Tansoy : Şafak gibi güzel soydan kimse
Tansu : Şafağın aydınlattığı su, şaşkınlık verecek denli güzel şey, olağanüstü şey, insanları hayran eden ve doğaüstü sayılan olay, mucize
Tansuğ : bkz Tansu
Tantürk : Şafak gibi Türk
Tanuğur : Şafak vaktinin uğuru
Tanyel : Şafak vaktinin yeli
Tanyer : Şafağın doğduğu yer
Tanyeri : Güneş’in doğduğu yer. Güneş’in doğmak üzere olduğu sırada ufukta hafifçe kızaran aydınlık yer
Tanyıldız : Güneş doğmadan önceki alaca karanlıkta ışıyan yıldız, sabah yıldızı
Tanyu : Hakan, kağan, hükümdar, Çinlilerin eskiden Türk hakanlarına verdiği ünvan
Tanyualp : Yiğit kağan
Tanyutekin : Biricik kağan, yiğit şehzade
Tanyücel : Şafak vakti yüce ol
Tanyüz : Yüzü şafak gibi güzel, güzel yüzlü
Tara : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
Taran : Tarla, geniş toprak, geniş yer
Tarhan : Oğuzlarda demirci ustası, Tüccarlar, Han ve komutan ünvanı
Tarık : Sabah yıldızı, Zühre, Venüs
Tarkan : İslam’dan önce Türklerin kullandığı vekil, vezir gibi san
Taşan : Herhangi bir nedenle kabına sığmayan, coşan
Taşar : Kabına sığmaz, coşar, coşkun
Taşcan : Taş gibi, sağlıklı kimse
Taşdemir : Taş ve demir gibi kimse
Taşel : Sert elli
Taşer : Taş gibi sert yiğit
Taşkan : Taş gibi sağlam bir kandan gelen
Taşkın : Coşmuş, taşmış halde bulunan, akarsuların taşması
Taşkıner : Kabına sığmayan yiğit, coşkun yiğit
Taştan : Taş gibi, taştan yapılmış gibi sağlam, taştan yapılmış
Taştekin : Taştan yapılmış ve biricik olan, taş gibi sağlam şehzade
Tayanç : Arka, dayanılacak şey, kayıran, koruyan
Taybars : Yavru pars
Taycan : Genç ve güçlü kimse
Tayfun : Okyanuslarda görülen fırtına
Tayfur : Küçük bir kuş türü
Taygan : Eşi benzeri olmayan, eşsiz, biricik
Taygun : Çocuk, torun
Tayguner : Genç yiğit
Taykut : Genç ve kutlu, uğurlu
Taylan : İnce, kibar, boylu poslu
Taylaner : Uzun boylu ve yakışıklı yiğit
Tayman : Genç
Taytimur : Genç demir
Tayyip : İyi, hoş, güzel, Helal çok temiz
Tekalp : Biricik yiğit, tek yiğit
Tekant : Biricik yemin, tek yemin
Tekay : Biricik ve Ay gibi güzel
Tekcan : Değerli, eşsiz
Tekil : Tekle ilgili, tek olan
Tekin : Tek, eşsiz, Uyanık, tetikte
Tekinalp : Biricik yiğit, şehzade
Tekiner : Biricik yiğit
Tekinsoy : Biricik soydan, biricik soy
Tekiz : Bir tek iz, ikiden azız, bir iz
Tekok : Bir ok
Tekol : Biricik olasın
Teksin : Biriciksin, bir tanesin, eşin benzerin yok
Teksoy : Biricik soy
Temel : Bir şeyin gelişimi için gerekli ilk öğeler, ana, esas, yapının taşıyıcıları
Tenay : Uygun, yakışan. Teni Ay gibi parlak olan, güzel tenli
Tendü : Öz, asıl
Tennur : Yüksek, ulu
Teoman : Hun İmparatoru Mete’nin babası
Tepe : Küçük dağ
Tercan : Genç, delikanlı, Kırmızı buğday
Terek : Kavak ağacı. asma
Tevfik : Uygun düşme, uyma, Başarma, Allah’ın yardımına ulaşma
Tezalp : Çabuk, hızlı yiğit
Tezay : Çabuk giden ay
Tezcan : Telaşlı, heyecanlı
Tezel : Eli çabuk, çabuk iş gören kimse
Tezer : İvecen, çabuk iş gören kimse
Tezeren : Çabuk yetişen
Tezkan : Sıcak kanlı, hemen davranan
Tezok : Çabuk giden ok
Tezol : Elini çabuk tut
Tınaz : Ot ya da saman yığını
Tijen : Ay gibi güzel
Timuçin : Moğol İmparatoru Cengiz, Katı, sağlam demir
Timur : Demir, Türk Moğol İmparatoru
Timurcan : Demir can
Timurhan : Demir han, sert kağan
Timurkan : Demir kan
Timurtaş : Demir taş
Toga : Küpe
Togay : Dere kıyılarındaki sık çalılık. tokay, dolunay
Tokay : bkz. Togay
Tokcan : Gönlü Tok
Toker : Gözü, gönlü tok
Toktamış : Yerleşmiş, oturmuş, sessiz, sakin
Toktaş : Tok gözlü ve taş gibi
Toktimur : Tok gözlü ve demir gibi, sağlam demir
Tokurcun : Ekin demetleri yığını
Tokyay : Tok gözlü ve yay gibi çevik
Tola : Dolu, içi boş olmayan. çalı, dal
Tolga : Savaşta başa giyilen demirden yapılmış başlık, Altın başlık, gümüş başlık
Tolonay : Dolunay, Ay’ın on dördündeki durumu
Tolun : Dolgun, dolun, bedir
Tolunay : Ayın on dördü, dolunay
Tolunbay : Dolgun ve zengin
Tomris : (Türkçe “temür” “demir” sözcüğünden değiştiği sanılıyor) İskit Türklerinin Kafkasya’da oturan kolu olan Massagetlerin ünlü kraliçesinin adı

U-Ü
Ubeydullah : Duran, ayakta duran.
Ucaer : Yüce, yiğit, erişilmez yiğit
Ucatekin : Erişilmez ve tek olan, yüce ve tek, yüce şehzade
Uçan : Kanatlarını açarak yükselen, havada, yol alan
Uçanok : Uçarak giden ok
Uçantekin : Kanatlı şehzade
Uçar : Sezgi, anlayış, dikkat, havada uçan
Uçarer : Kanatlarını açarak havada yol alan yiğit, uçar gibi giden yiğit
Uçay : Uçtaki ay
Uçhan : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
Uçkan : Uçucu, uçan kuş, uçmaya düşkün, uçmayı seven, uçan
Uçkun : Uçmaya düşkün, uçmayı çok seven, anasınca uçmaya alıştırılan yavru kuş
Uçman : Uçan insan, pilot
Ufuk : Her şeye gücü yeten, cevren
Uğan : Eski Türklerde gök tanrısı, Güneş, Ogan, Oğan
Uğual : Uğur sahibi ol
Uğur : Becerikli,atılgan, şans,talih,iyilik kaynağı
Uğur : Halkın kimi olgularda gördüğü iyilik muştusu, kimi nesnelerde var olduğuna İnandığı iyilik kaynağı, iyilik
Uğuralp : Dünya,varlık
Uğurata : Uğurlu baba, uğur getiren ata
Uğuray : Uğurlu, kutlu ay
Uğurcan : Doğruluk gösteren, Adaletli davranan
Uğurel : Uğurlu el, uğurlu kimse
Uğurol : Kut getir, uğurlu ol
Uğurtan : Uğurlu sabah vakti, uğur getiren tan
Uğurtay : Uğur getiren, uğurlu genç
Ulaç : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan, bağlaya, bağlayıcı, bağlaç, (mecaz olarak) yaşama bağlayan çocuk
Ulaş : Çok övülmüş,methedilmiş
Ulca : Savaşta ele geçirilen mal, olca
Ulcay : Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, olcay, şans, talih
Ulu : Çok büyük erdemleri olan, yüce, erişilmez derecede yüksek ve büyük
Ulualp : Yüce yiğit, ulu yiğit
Uluant : Kutsal ant, büyük yemin
Ulubay : Yüce ve zengin kimse
Uluç : Beyaz ay,dolunay ünlü Türk denizcisi Uluç (Kılıç) Ali Paşa ve yine ünlü Türk denizcisi Uluç Hasan Paşa’nın adlarından
Uluçhan : Altın ordu Devleti hanlarından biri
Uluer : Yüce yiğit, seçkin yiğit
Ulufer : Durgun sularda yetişen, yaprakları yuvarlak ve geniş, beyaz, sarı, mavi pembe Çiçekli bir su bitkisi olan nilüferin bir başka söyleniş biçimi
Uluğ : Ok büyük erdemleri olan, seçkin, yüce, büyük, yüksek, ulu
Uluğbey : Yüce bey, büyük bey, Timur’un torunu, devlet adamı, ozan ve bilgin kişi
Uluğtekin : Yüce şehzade
Uluhan : Yüce kağan
Ulukut : Büyük ve kutsal kimse
Ulun : Ucunda temreni olmayan ok, sivri demirsiz ok
Ulunay : Dürüst,güvenilir
Uluöz : Yüce kimse, seçkin kimse
Ulus : Aynı sınırlar içinde, aynı bayrak altında yaşayan insan topluluğu
Ulusal : Ulusla ilgili, ulusun malı, ulusa değin
Ulusoy : Yüce bir soydan gelen kimse, yüce soylu, yüce soy
Uluşahin : Seçkin, erişilmez yücelikte ve şahin gibi kişi
Uluşan : Yüce ad, seçkin ad, yüce ün
Ulutan : Yüce tan
Ulutekin : Seçkin ve biricik, yüce ve tek, yüce şehzade
Ulutürk : Seçkin Türk, yüce Türk
Ulvi : Mutlu,sevinçli gün
Uman : Olması istenilen bir şeyin olmasını dileyen, bekleyen
Umar : Bir konu için çözüm yolu, çare, olması istenilen bir şeyi olsun diye bekler, umut eder
Umay : Hint Okyanusu adalarında bulunan, Güvercin büyüklüğünde, zümrüt yeşili kanatları olan, kemikle beslenen, üzerinden geçtiği kimselere zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan, masal kuşu, devlet kuşu
Umdu : Umutlandı, istediği umut, istek
Umur : Güçlüklerden yılmayan, hızlı
Umut : Ummaktan doğan iç erinci, umulan şey, geleceğe güven duygusu
Ural : Aydınlık gece, Asya’da bir sıradağ, bu sıradağlardan çıkıp Hazer Denizi’ne Dökülen bir ırmak
Urçuk : İğ, kirmen
Urçun : Kurumuş iğde dalı
Uruç : İslamlığa göre, yeme içmede belli bir süre kısıntı yapma yoluyla Tanrı’ya gösterilen kulluk, oruç
Uslu : Yaramazlık etmeyen, huysuz olmayan, söz dinleyen
Usluer : Yaramaz olmayan yiğit
Usman : Uslu olan kişi, akıllı kişi
Ussal : Akla uygun olan, akla yatan
Usulca : Yavaşça, duyurup sezdirmeden, belli etmeden, sezdirmeksizin
Utkan : Din uğruna çalışan
Utku : Yüce, ulu
Utkugünü : Yengi günü, mutlu günü, zafer günü, kazanılmış gün
Uyaralp : İsteğe göre davranan yiğit, uysal yiğit
Uygar : Uygarlığın olanaklarından yararlanan ya da böyle olanakları olan bir ülkede yaşayan
Uygu : İki şey arasındaki uygunluk ilgisi
Uyguner : Yakışır, yaraşır, yiğit, yararlı yiğit, işe yarar kimse
Uygur : Şanı şerefi en yüksek olan. VII. Yüzyılda Orta Asya’da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş olan Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse
Uyguralp : Uygur yiğidi
Uysal : Yumuşak başlı, söz dinler, söz anlar, uyar
Uytun : Kutlu, kutsal
Uzalp : Becerikli yiğit
Uzay : Kızıl kan. bütün varlıkları her yandan kaplayan sonsuz boşluk
Uzbay : Becerikli ve zengin
Uzel : Usta, becerikli
Uzer : Kahraman, cesur, savaşçı
Uzhan : Yiğit han. Oğuzların efsane kahramanı, bkz. Oğuzhan
Uzman : Belli bir işte, belli bir konuda beceri, görüş ve bilgisi olan kimse
Uzmen : Usta kişi, becerikli kişi
Uztekin : Becerikli ve tek. becerikli şehzade
Uztürk : Becerikli Türk
Ülgen : Yüce, yüksek, ulu, büyük, sağlam. iyilik tanrısı
Ülger : Yedi yıldızdan oluşan takımyıldız, Ülker
Ülgeray : Ülker yıldızı ve Ay
Ülke : Bir devletin egemenliği altındaki toprakların topu, turt
Ülkem : Yurdum vatanım
Ülker : Boğa burcunda yer alan ve yedi yıldızdan oluşan takımyıldızı
Ülkütan : Tan vakti doğan yüce dilek
Ümit : Umut
Ün : Ses, ünleme, çığlık. iyi ad, tanınma, san
Ünal : Adın duyulsun, tanın
Ünalp : Tanınmış, ünlü yiğit
Ünay : Ünü olan Ay, ünlü Ay, ün ve ay
Üner : Tanınmış, ünlü
Ünkan : Tanınmış soydan gelen
Ünsal : Herkesçe tanın, ünlü ol, ününü her yana Sal
Ünver : Herkesçe tanın, ünlü ol, ününü her yana Sal
Ünverdi : Adını duyuran, tanınan
Ürün : Doğadan elde edilen yararlı şey
Ürünay : Ay’ın verdiği ürün, ürün veren Ay
Üsame : Savaşçı, okçu.
Üstay : Tanınmış, ünlü. Ay gibi yüce, yüksek
Üster : Baş yiğit
Üstün : Nitelik bakımından benzerlerinin çok üstünde olan, iyi nitelikli, yüksek düzeyli
Üstünay : Benzerlerinin çok üstünde ve Ay gibi güzel
Üzer : Yıldırım Beyazıt’ın kızlarından birinin adı, Üzer Hatun
Üzeyir : Kur’an da adı geçen bir kişi

V
Vafit : Elçi, temsilci
Vahdet : Teklik, birlik. Allah’ın tekliğini kabul etmek
Vahit : Tek, yalnız
Vakıf : Ağırbaşlı, temkinli.
Vakkas : Yüksek, yüce.
Vakur : İlahi aşka dalan, vecde gelen, kendinden geçen.
Vâlâ : Bir kavmin büyüğü.
Vargın : Giden, varan
Varlık : Var olan her şey, var oluş, önemli, yararlı, değerli şey, para Mal, mülk ve genel olarak zenginlik, Varol her zaman yaşa
Varol : Sağlıklı, uzun yaşa
Vasfi : Nitelikle ilgili
Vecdi : Coşkunlukla ilgili
Vecdi : Vecde gelen, İlahi cezbe ile bayılan.
Vecihi : Sevgi ve dostluk gösteren.
Vecit : Sözünde duran, dostluğunu devam ettiren.
Vedat : Sevgi, dostluk
Vedia : Korunması için bırakılan emanet
Vefa : Canlı, hayat süren.
Vefi : Vefalı, bağlı. Tam, mükemmel
Vefik : Yoldaş, aynı fikirde olan
Vehbi : Allah vergisi
Veli : Sahip, Ermiş, eren, Bir çocuktan sorumlu olan
Velit : Yeni doğmuş çocuk
Veysel : Kurt
Veysi : Yoksul, muhtaç
Volkan : Yanardağ
Vural : Vurarak al
Vurgun : Vurulmuş çok sevmiş kimse, tutkun

Y
Yağan : Yağmur, kar, yağış
Yağın : Yağmur. Yiğit
Yağış : Yağmur, kar, dolu gibi doğa olayı
Yağız : Esmer. Yiğit
Yağızalp : Esmer, yiğit, kara yağız yiğit
Yağızer : Esmer, yiğit, kara yağız yiğit
Yağıztekin : Esmer ve biricik
Yağmurca : Bir tür geyik, yağmurca
Yahya : Zekeriya’nın oğlu olan peygamber, Allah lütufkardır anlamında
Yahya : Yaman, korkusuz.
Yakup : Erkek keklik. Takip eden, izleyen
Yakut : Parlak kırmızı, değerli taş
Yalaz : Yalım, alev, alaz
Yalaza : Yalım, alev, alaz
Yalazalp : Yalımlı yiğit,yalım gibi yiğit
Yalazay : Yalımlı Ay, parıldayan Ay, alevli Ay
Yalçın : Sarp, düz, kaygan. Parlak
Yalçıner : Sarp yiğit, dik yiğit
Yalçınkaya : Çıkılması güç kaya, dik kaya, büyük, dik ve kaygan kaya
Yalçuk : Parlayan. Ay. evren. elçi
Yalgın : Ilgım, serap, aşı kalemi almaya ve aşılamaya elverişli ağaç,çiçek
Yalım : Ateşin dili, alaz, yalaz, yalaza, alev
Yalın : Gösterişsiz, süssüz. Alev, ateş. Kaya, büyük taş
Yalınalp : Katışıksız yiğit, sade yiğit
Yalınay : Ayın en güzel, sade görünümü
Yalınç : İçine başka bir şey karıştırılmamış, tek bir şeyden oluşan
Yalkın : Yalnız, tek, tek başına. ince, zayıf
Yalman : Kılıç, kama gibi şeylerin ucu. Sarp, dik
Yaltıray : Parlak ve parıldayan. parlak ışık saçan Ay
Yalvaç : Tanrı’nın habercisi, Tanrı elçisi
Yamaç : Dağın eğik yüzeyi, bayır
Yamaç : Dağın ya da tepenin bir yanı. Karşı. Yan, yakın
Yaman : Kötü, korkulan. Cesur, güçlü. Becerikli, kurnaz
Yamaner : İş bilir yiğit, becerikli yiğit
Yamanöz : Becerikli kimse, iş bilir kimse, yaman kimse
Yamansoy : İş bilir bir soydan gelen
Yankı : Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi ile oluşan ikinci ses, ses yansıması
Yarkın : Güneş ışığı, Güneş aydınlığı. çakan ışık, şimşek
Yasa : Töre, gelenek, kural, buyruk, düzen
Yasin : Kur’an’ın 36.Suresi
Yaşa : Hiç ölmez, ölmez yaşamını sürdürür
Yaşam : Canlıda, doğumdan ölüme değin geçen süre
Yaşar : Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konan bir ad, yaşamak
Yaşıl : Yaşla ilgili, yaş gibi, taze, yeşil
Yaşın : Işık, yıldırım, şimşek
Yaver : Tek, eşsiz, benzersiz.
Yavuz : Maksada ulaşma, barışma, düşmanı yenme.
Yavuzalp : Korkusuz yiğit, yaman yiğit
Yavuzcan : Yürekli, korkusuz kimse
Yavuzer : Korkusuz yiğit, yaman yiğit
Yavuzsoy : Korkusuz soy, yürekli soydan kimse, yaman bir soydan gelen kimse
Yayla : (Öz Türkçede “yaz” mevsimi anlamında olan “yay”dan) Kışı sert, yazı serin olan olan dağlık yer, yaz aylarında bir süre kalınan yüksek ve serin, dağlık yer
Yazgan : Yazar, yazıcı
Yekta : Zafer kazanan, üstün gelen.
Yeler : Rüzgar gibi yiğit
Yeliz : Yelce, yel gibi. güzel aydınlık
Yeltekin : Rüzgar gibi ve tek olan. yel gibi şehzade
Yenal : Galip gel, kazan
Yener : Üstün gelir, üter, yengi kazanır
Yenerol : Üstün gelen ol, üstün gel
Yepelek : İnce yapılı, ince, narin
Yetkin : Yetişkin, olgunlaşmış, erişmiş
Yetkiner : Yetişkin yiğit, olgunlaşmış yiğit, olgun yiğit
Yıldıralp : Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
Yıldıray : Parlak, ışık veren ay
Yıldırer : Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
Yıldırım : Büyük bir ışıkla gürültü çıkararak hava ile yer arasında olan elektrik Boşalması, şimşek
Yıldızhan : Oğuzların Bozok kolunun inandığı üç gök tanrısından biri
Yıleri : Yılın yiğidi. o yıl doğan erkek çocukların en yiğidi
Yılmaz : Hiçbir şeyden korkup çekinmez
Yiğit : Güçlü ve yürekli
Yiğitalp : Yiğitler yiğidi, erler eri
Yiğitcan : Güçlü ve yürekli kimse
Yiğiter : Güçlü ve yürekli erkek
Yinanç : İnanılan şey, inanç
Yolaç : Gidilecek bir çığır yarat
Yonca : Hayvan yiyeceği olarak yetiştirilen, baklagillerden, güzel bir ot
Yordam : Rehber, kılavuz. Beceri. Anlayış, davranış. Kural, yöntem
Yosun : Toprağın, kayaların, ağaçların üstünde yetişen, suların yüzünde ve dibinde bulunan çiçeksiz bir bitki
Yönal : Belli bir yöne doğrul
Yönder : Önde giden kimse, önder
Yönel : Yüzünü belli bir yöne doğru çevir
Yurdaşen : Yurdu şenlendiren, yurda şenlik olan
Yurday : Yurdun Ay’ı. yurda Ay olan kimse
Yurdum : Ülkem benim olan, yurt, benim yurdum
Yurdun : Benim değil
Yurduşen : Yurdu, ülkesi mutlu ve şenli
Yurt : Bağımsız ve egemen olarak yaşanılan toprak parçası Ülke, insanın doğup büyüdüğü yer, vatan
Yurtcan : Yurduna canını veren
Yurtsal : Yurtla ülkeyle ilgili
Yurtsay : Yurdu say, yurda saygı göster
Yurtseven : Ülkesini, yurdunu sever
Yurtsevil : Yurt gibi çok sevilesin
Yusuf : Yakup Peygamberin oğlu
Yüce : Yüksek, büyük, ulu, erişilmez
Yücealp : Büyük yiğit, erişilmez yiğit, ulu yiğit
Yüceer : Erişilmez yiğit, ulu yiğit
Yücel : Yüksel, yüce hale gel
Yücelen : Yükselen, ulaşılmaz,  ulu olan, yüceleşen
Yücelt : Yücelmesini sağla, yücelt, yükselt
Yücelten : Yüce, ulu bir duruma getiren, ululaştıran, yükselmesini sağlayan Yükselten, erişilmezleştiren
Yücesan : Erişilmez olmuş, ad, ulu ad
Yücesoy : Erişilmez olmuş, soy, ulu soy
Yücetekin : Ulu ve biricik. ulu şehzade
Yüksel : Yükseklere ulaş, başarı kazan
Yükselen : Yükseklere çıkan. ilerleyen

Z
Zafer : Yürek, iç, vicdan.
Zâfir : Çabuk anlayışlı, keskin zekalı.
Zahir : Parlak yıldız
Zahit : Günahtan kaçınan
Zamir : Erkek zat.
Zekai : Artan, çoğalan.
Zekeriya : Zekeriya, Tanrı hatırladı anlamına gelir. Kurani Kerim’de ismi geçen peygamberlerden biri. Kuran’da geçer (Örn: Ali İmran 37, Meryem 2 vb.).
Zekeriyya : Süslü.
Zeki : Çabuk anlayan, kavrayan
Zeren : Kavrayışlı, zeki, akıllı, uyanık
Zeyd : Süs, ziynet ehli.
Zeynel : Işık, aydınlık, nur.
Zeyrek : Akıllı, uyanık, anlayışlı
Zihni : Akılla ilgili
Zirve : Doruk, tepe noktası
Ziver : Fazlalık, çokluk, bolluk.
Ziya : Akıllı.
Zobu : İhtiyarı, delikanlı
Zorlu : Güçlü, tuttuğunu koparan
Zühtü : Her türlü zevke karşı koyup kendini ibadete veren
Zülfikar : Hz.Ali’nin çatal ağızlı kılıcı

 

İsim bulamadınız mı ? Size isim bulma konusunda birkaç ipucu verelim.

 

Bağlı bulunduğunuz kültürü, uyruğunuzu veya inancınızı yansıtan veya köklerinize inerek atalarınızın nereden geldiğini araştırarak bir ad seçmeye ne dersiniz?
Örneğin İngilizler; İngiltere deki kraliyet ailelerin den ilham almaktadırlar özellikle prens ve prenseslerin adları ülkede çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Masal kahramanlarından isimler seçebilirsiniz bu isimlerde en önemli husus anlamıdır.

Dünyanın dört bir yanında insanlar, kişisel inançlarının birer yansıması olan dini adları tercih ediyor. Sizde inancınız doğrultusunda Kuran da, İncil de, Tevrat ta, Zebur da geçen kız isimlerine göz atabilirsiniz.

Bazı kültürlerde bebeğin doğum tarihi, ad bulma sürecinin merkezinde yer alıyor. Örneğin bebeğinizin doğacağı tarihte yaşanacak olay (ay tutulması, güneş tutulması) veya o yıl gerçekleşen olaylar veya bayramlar, bunları düşünerek bebeğinize isim verebilirsiniz. Örneğin 10 kasımda doğan bir bebeğe ATA ismi vermek gibi.

İster kültürel öneme sahip olsun ister sadece okunuşu hoşunuza gitsin, ad bulma konusunda keşfedilecek birçok fikir mevcut. Gerçekten benzersiz bir isim bulmak isteseniz (ve henüz karar verememiş olsanız) bile, size yardım etmek için buradayız. Bu konuda bebeğinizin doğacak tarihini bize yorumlar sayfasından yazarsanız. Size özel önerilerimizi en kısa zamanda size ulaştıracağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir